Tourexpi
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde kanaat önderlerinin katılımıyla düzenlenen
toplantıda, siyasetlerinin özünde milletin olduğunu, her gittikleri yerde iş
dünyası ve kanaat önderleriyle bir araya gelip fikirlerini dinlediklerini
söyledi.
Hükümet
olarak ekonomi konusunda son derece kararlı, planlı, programlı bir takım
adımlar attıklarını anlatan Yılmaz, kalkınma planını adım adım hayata
geçirdiklerini belirtti.
Türkiye
Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceklerini, ekonomide programların adım adım
sonuçlarını verdikçe daha güçlü şekilde yollarına devam edeceklerini kaydeden
Yılmaz, ekonominin insan için olduğunu dile getirdi.
Yılmaz,
şöyle konuştu:
"2023
yılını rekor seviyede bir istihdamla kapattık. Aralık ayı işsizlik oranı yüzde
8.8'e kadar geriledi. Biz orta vadeli programda yıl boyu 10.1 olur diye
düşünüyorduk. Ama şimdi son ay bu veri ile tek haneli kapattığımız kesinleşti.
Onun yıllık hesabının yapılması biraz zaman alıyor ama aylık bazdaki rakamlara
baktığımızda 2023 yılını tek haneli işsizlik oranıyla kapattığımız kesinleşti
diyebiliriz. Artık 32 milyonu aşkın çalışanı olan bir ülke konumundayız.
İnşallah bunu da istihdam dostu politikalarımızla çok daha ilerilere
taşıyacağız."
Geçen
yıl ihracatı rekor bir rakamla kapattıklarını anımsatan Yılmaz, ihracatçıların
gösterdiği bu performansın takdiri hak ettiğini bildirdi.
Turizmde
de Türkiye'nin çok ciddi performans sergilediğine dikkati çeken Yılmaz, bu yıl
da turizm konusunda hedefleri adım adım gerçekleştireceklerini belirtti.
Yılmaz,
konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Temel
meselemiz enflasyon. Vatandaşımızın sorunu bizim de sorunumuz. Dolayısıyla bu
konuda da büyük bir gayret içindeyiz. Bir taraftan Merkez Bankamızın
politikaları, bir taraftan maliye politikalarımız, diğer taraftan yapısal
reform dediğimiz Türkiye'de kurumsal ve piyasaların verimliliğini, rekabet
gücünü arttırıcı değişimlerle inşallah bunu da adım adım çözeceğiz. Özellikle
bu yılın ortasından sonra enflasyonda belirgin düşüşleri hep birlikte göreceğiz
inşallah. Bu tahminlerimizi hep birlikte yapıyoruz, arkadaşlarımızla bir ekip
olarak bu gayretimizi, enflasyonla mücadelemizi sürdürüyoruz. Sayın
Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle, siyasi iradesiyle, programımıza verdiği
destekle bu süreci adım adım gerçekleştiriyoruz."
"2025'ten
itibaren daha rahat bir döneme inşallah geçiş yapacağız"
Tarihin
en büyük afetini yaşadıklarını, bu afetin en gelişmiş ülkede dahi olsa
ekonomilerini büyük oranda etkileyebilecek ölçekte olduğunu vurgulayan Yılmaz,
depremin yaralarını sardıklarını aktardı.
Yılmaz,
şöyle devam etti:
"Geçen
yıl önemli harcamalar yaptık. Bu sene de sadece depremin yaralarını sarmak ve
şehirlerimizi bu afetlere hazırlamak için 1 trilyon liranın üzerinde bir
kaynağı bütçemize koymuş durumdayız. Daha üzerinden 1 yıl geçti depremin, Sayın
Cumhurbaşkanımız bazı illerde deprem konutlarını dağıtmaya başladı, kura
çekimlerine iştirak etti. Diyarbakır'da da 1300'ün üzerinde tamamlanmış
konutumuzu teslim edeceğiz. Daha sonra hak sahiplerine peyderpey bu teslimler
yapılacak. Sadece konutlardan ibaret değil harcamalarımız. Bir taraftan kalıcı
konutlar yapıyoruz diğer taraftan alt yapıyı tamir ediyoruz. Deprem
bölgesindeki illerimizin ekonomik ve sosyal kalkınması için gayret ediyoruz. Bu
yönde de çeşitli teşvikler, programlar, çalışmalar yürütüyoruz, yürütmeye devam
edeceğiz. 2024 bu anlamda en yoğun dönemimiz. 2025'ten itibaren daha rahat bir
döneme inşallah geçiş yapacağız.
Enflasyonda
da yüzde 15'ler civarında bir seviye şu anda tahmin ediyoruz. 2026'da ise tek
haneli rakamlara Allah'ın izniyle hep birlikte tekrar ulaşacağız. Niye hemen
yapmıyorsunuz diye bir soru gelebilir aklınıza. Bir anda niye düşmesin diye
düşünebilirsiniz. Birçok denge var. Sadece buna odaklansanız çok kısa sürede de
düşebilir belki ama bunun maliyeti çok büyük olur. Büyüme, istihdam, sosyal
dengeler üzerinde maliyetleri olur. Dolayısıyla biz niçin daha aşamalı bir
şekilde gidiyoruz? Bütün dengeleri gözeterek. Bir taraftan enflasyonu
düşüreceğiz ama bir taraftan da büyümemizi, istihdamımızı sürdürme, çeşitli
sosyal kesimleri destekleme, bu enflasyon karşısında alım güçlerindeki erimeyi
engelleme, bütün bu çabaları bir arada sürdürmek durumundayız. Bunun getirdiği
bir yol haritası var. Bunu adım adım uyguluyoruz. Enflasyonun özellikle geniş
toplumsal kesimler üzerindeki etkilerini en aza indirmek için gayret ediyoruz.
Dar gelirli, ücretli kesimlere dönük elimizdeki tüm imkanları, yaşadığımız
depreme rağmen, çevremizdeki jeopolitik gerginliklere rağmen, terörle mücadele
ve başka konulardaki sıkıntılara rağmen her türlü imkanımızı da bu anlamda
değerlendiriyoruz. Değerlendirmeye de devam edeceğiz."
Son
dönemde Aile ve Gençlik Fonu kurduklarını, bunu da ilk olarak deprem bölgesinde
uygulayacaklarını anımsatan Yılmaz, daha sonra tüm Türkiye'ye
yaygınlaştıracaklarını söyledi.
"Ekonominin
de temeli siyasi istikrardır"
Geçen
yıl yapılan seçime değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Genel
itibariyle baktığımızda gerçekten iftihar edeceğimiz bir seçim süreci yaşadık.
Çok da yüksek bir katılım oranı gördük. Meclis'te Cumhur İttifakı'na çok güçlü
bir destek, net bir destek verilmiş oldu. Bununla birlikte siyasi
belirsizlikler azaldı, güven ve istikrar, siyasi istikrar pekişmiş oldu.
Öngörülebilirlik de artmış oldu. Ekonominin de temeli siyasi istikrardır.
Siyasi istikrarın olmadığı, güven veren politikaların olmadığı yerde ekonomik
sorunlar da çözülmez, tam tersine daha da ağırlaşır. Ama çok şükür halkımız bu
güveni ortaya koydu ve şu anda adım adım dünyanın şartlarına rağmen Türkiye
güçlü politikalarıyla yoluna devam ediyor. Demokraside reformlar yaptık. Temel
hak ve hürriyetleri genişlettik. Vatandaşımızın daha özgür bir ortamda hayatını
devam ettirecek şartlar oluşturduk. Bir taraftan da Türkiye'yi her alanda,
savunma, sanayi başta olmak üzere farklı bir noktaya taşıdık. Sağlıkta,
ulaşımda bir devrim yaşandı, birçok alanda Türkiye gerçekten çok farklı bir
noktaya gelmiş durumda. İnşallah önümüzdeki dönem yeni hamlelerle buna devam
edeceğiz."
Yılmaz,
huzur ve güven ortamının çok kıymetli olduğunu, huzurun ve güvenin olmadığı
yerde ekonomik gelişmenin olamayacağını, temel hak ve hürriyetleri insanların
kullanamayacağını dile getirdi.
Özellikle
bölge ve Diyarbakır'da uzun yıllar terörün acısını yaşadıklarını, terör
nedeniyle büyük maliyetler ödendiğini aktaran Yılmaz, tüm Türkiye olarak bunun
maliyetini ödediklerini ama bölgede yaşayan insanların çok daha ağır bir
faturasını ödediğini belirtti.
"Bugün
Diyarbakır ekonomik olarak belki çok farklı bir yerde olacaktı. Terörün iki
türlü zararı var. Bir doğrudan zarar yani yaptığı şiddet ve terör eylemleriyle
cana, mala getirdiği zarar var. Bir de ekonomik ve sosyal açıdan bir bölgeye
verdiği dolaylı zararlar var. Terör nedeniyle gelmeyen turist, doktor,
mühendis, yaylasına gidip hayvancılık yapamayan insan, yatırım yapmayan
yatırımcı. Tam aksine sermayesini buradan alıp başka yerlere götüren insanlar.
Bütün bunlar terörün dolaylı maliyetleri ve gerçekten çok büyük dolaylı
maliyetler ödedi bu bölgemiz. Hem nitelikli insan gücünü hem sermayesini
kaybetti." ifadelerini kullanan Yılmaz, ama şimdi farklı bir ortamda
bulunduklarını bildirdi.
Huzur
ve güven ortamı içerisinde bulunduklarını, çok etkili ve kararlı politikalarla
terörle mücadele ettiklerini vurgulayan Yılmaz, sınırların içinde ve dışında
vatandaşın huzuru için her türlü gayreti sarf ettiklerini bildirdi.
"81
ilimizi aynı eşit mesafede görerek hizmet etmeye devam edeceğiz"
Yılmaz,
bu mücadelede şehit olanlara Allah'tan rahmet, gazilere şükranlarını sunduğunu
dile getirerek, onların fedakarlıkları sayesinde bugün huzur ortamında
yaşadıklarını, demokratik ortamda haklarını kullandıklarını anlattı.
Terörün
ortadan kalkmasının en büyük faydasının bölgeye olduğuna dikkati çeken Yılmaz,
şunları dile getirdi:
"Burada
yatırım ortamı farklılaştı son yıllarda. Niçin arttı bu turistler; İşte huzur
güven ortamı sebebiyle. Yeni yeni yatırımlar yapılıyor, organize sanayi
bölgeleri büyüyor, ticaret ve ihracat artıyor. Bunlar bu huzur güven ortamının
sonuçları. Henüz tam da görmüş değiliz. Şundan dolayı tam görmüyoruz. Terörün
olumsuz etkileri daha kısa süreli çıkıyor ortaya. Yani gelip yakıp
yıktıklarında bir yeri hemen bunun zararı çok hızlı çıkıyor. Ama terörün
ortadan kalkması sonrası rehabilitasyon diyebileceğimiz süreç zaman alıyor.
Yeniden o güvenin oluşması, sonuçlarının ortaya çıkması biraz zaman alıyor.
Göreceksiniz önümüzdeki yıllarda bu huzur güven ortamıyla çok daha farklı bir
noktaya ekonomik ve sosyal olarak bölgemiz gelmiş olacak. Biz de kararlı
şekilde devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Diyarbakır'a,
bölgeye hiçbir ayrım gözetmeksizin, 81 ilimizi aynı eşit mesafede görerek
hizmet etmeye devam edeceğiz. Gerçekten bu bölgeye emek veren, alın teri döken
halk hizmetine koşan herkese müteşekkiriz. Bu anlayışla devam edeceğiz."
Yerel
seçimlerde de aynı anlayışla hareket edeceklerini aktaran Yılmaz, gerçek
belediyecilikten yana olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:
"Türkiye
Yüzyılı diyoruz. Bu Diyarbakır'ın da yüzyılı. Neden Silvan Barajı bittiği zaman
tarımda muazzam bir üretim patlamasının olduğu bir Diyarbakır'dan
bahsetmeyelim, bunlarla birlikte sanayisi hızla gelişen değişik alanlarda
madencilikte başka çok daha katma değeri yüksek bir sanayi inşa eden bir
Diyarbakır olmasın? Gençlerimize daha fazla iş imkanları, girişimcilik
imkanları sunan bir Diyarbakır olmasın? Bu gayet mümkün. Son dönemlerde yapılan
hizmetler de bunun gayet mümkün olduğunu, kaynaklar doğru kullanılırsa nelerin
yapılabileceğini gayet güzel gösteriyor. Birtakım ideolojik çevrelerin
gerçeklikten kopuk algıları zihnimize nakşetmesine müsaade etmememiz, algılara
değil hakikate bakmamız lazım. Hakikat neyse sözlere değil davranışlara bakmak
lazım, yapılana bakmak lazım. Her türlü şiddete müsamaha gösterirken barış
kelimesini kullanmasının en hafif deyimiyle samimiyetsizlik olduğunu görmemiz
lazım. Hizmet, diyenin hizmetleri bir taraftan baltalarken bundan bahsetmesini
hiçbir şekilde doğru olmadığını görmemiz lazım. Diyarbakır'ın ihtiyacı olan
enerjisini boşa sarf etmek değil, ideolojik çatışmalarla zaman geçirmek
değildir. Diyarbakır'ı daha iyi yerlerde görmek istiyoruz. Daha kalkınmış,
gelişmiş ve imkanlar sunan Diyarbakır istiyoruz. Bunu yaptığımızda inanın
sadece Diyarbakır değil, çevresi de daha geniş coğrafyalarda çok olumlu
etkilenecektir."
Diyarbakır-Erbil
uçuşlarına değinen Yılmaz, uçuşların haftada 3 gün yapılacağını bildirdi.
"Yerel
seçimlerin huzur ortamında, demokratik olgunluk içinde tamamlanmasını
diliyorum"
Cevdet
Yılmaz, her zaman Diyarbakır'ın yanında olduklarını anlatarak, "Bütün
hizmetlerde, projelerde yanınızdayız. Merkezi idare olarak yapmamız gereken ne
varsa hiçbir zaman şuna bakmadık biz, 'Bize oy verilmiş, verilmemiş’ diye.
Bütün gücümüzle Diyarbakır'a hizmet etmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de
inşallah Halis Bey'in başkanlığında ilçe belediyeleriyle vatandaşımıza hizmet
etmeye devam edeceğiz. Şimdiden yerel seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum.
Huzur ortamında, demokratik olgunluk içinde tamamlanmasını diliyorum."
ifadelerini kullandı.
Toplantıya,
Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet
Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Eski Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL)
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ve kanaat önderleri katıldı. (AA)
En Çok Okunan Haberler
Haberi Oku

Bayram tatilinde 180 milyar liralık seyahat hacmi bekleniyor
Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla iç turizmde hareketliliğin artması ve yaklaşık 10 milyon kişinin seyahat etmesi öngörülüyor
Haberi Oku

Lufthansa Group 20 yeni uzun menzilli uçak siparişi verdi
Şirket, filo yenileme programı kapsamında Airbus ve Boeing’den toplam 20 yeni nesil geniş gövdeli uçak satın alacak
Haberi Oku

Corendon Hydros Club Kemer misafirlerini ağırlamaya başladı
Kemer’in merkezinde denize sıfır konumda açılan Corendon Hydros Club Kemer, gastronomi, spor ve wellbeing odaklı konseptiyle Corendon Hotels & Resorts Türkiye’nin yeni yatırımları arasında yerini aldı
Haberi Oku

THY nisan ayında 7,2 milyon yolcu taşıdı
Doluluk oranı yükselirken filodaki uçak sayısı 536’ya ulaştı
Haberi Oku

TÜROB’dan turizm sektörü için kurumlar vergisi indirimi çağrısı
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, ihracatçı şirketlere yönelik planlanan vergi indiriminin turizm sektörü için de uygulanması gerektiğini söyledi
Haberi Oku

Çeşme bir yol ayrımında: Ya sıradanlaşacak ya da Akdeniz’in yeni dünya markası olacak
Çeşme’de gerçekleştirilen 1. Çeşme Turizm Zirvesi, yalnızca bir sektör buluşması değil; destinasyonun geleceğine dair önemli bir yüzleşme niteliği taşıdı
Haberi Oku

Mehmet İşler: Bayram rezervasyonlarında doluluklar yüzde 80’e ulaştı
ETİK Başkanı Mehmet İşler, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılmasıyla iç turizmde hareketliliğin hızlandığını belirterek “Türkiye pahalı destinasyon” algısının sektöre zarar verdiğini söyledi
Haberi Oku

Turizmciler tarihi yapılarda yangın yönetmeliği çıkmazına dikkat çekiyor
Ege Bölgesi’ndeki turizm işletmeleri, yangın yönetmelikleri ile koruma kurulu uygulamaları arasında yaşanan çelişkilerin sektörü zor durumda bıraktığını belirtiyor
Haberi Oku

Costa Cruises, Türkiye pazarındaki büyüme hedefini 2026 yaz sezonunda güçlendiriyor
Şirket, Galataport İstanbul çıkışlı 17 seferle yaz sezonuna başlarken Türkiye’yi stratejik büyüme pazarlarından biri olarak konumlandırıyor
Haberi Oku

Kurban Bayramı için trenlerde ek kapasite artırılıyor
Bayram tatilinde artan yolcu talebini karşılamak amacıyla YHT, ana hat ve bölgesel trenlere ek sefer ve vagonlar eklenecek
Haberi Oku

AJet’ten gençlere KKTC uçuşlarında yüzde 30 indirim kampanyası
12-27 yaş arasındaki yolcular için başlatılan kampanya kapsamında KKTC biletleri ve koltuk seçimleri indirimli satışa sunuldu
Haberi Oku

WTTC’ye göre küresel seyahat sektörü dünya ekonomisinden 1,5 kat daha hızlı büyüyecek
Sektörün 2026’da küresel ekonomiye 12 trilyon dolarlık katkı sağlaması ve 2036’ya kadar yaklaşık 89 milyon yeni istihdam yaratması bekleniyor
Haberi Oku

Air India, artan yakıt maliyetleri nedeniyle uluslararası uçuşlarının yüzde 10’dan fazlasını azaltıy
Şirket, haziran ve temmuz aylarında özellikle uzun menzilli bazı hatlarda frekans düşürmeye hazırlanıyor
Haberi Oku

WTTC raporu küresel turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını ortaya koydu
WTTC’nin dört on yılı kapsayan yeni araştırması, seyahat ve turizm sektörünün büyük krizlerin ardından düzenli olarak toparlandığını ve çoğu zaman daha güçlü geri döndüğünü gösteriyor
Haberi Oku

Turizm sektörü yüksek sezonda 2025 rakamlarını yakalamayı hedefliyor
Antalya’daki turizmciler, sezonun ilk aylarındaki yavaş seyre rağmen yaz dönemine ilişkin iyimser beklentilerini koruyor
Haberi Oku

Tenerife’de karantinaya alınan gemideki yolcular ülkelerine gönderiliyor
Kanarya Adaları’nda hantavirüs vakalarının görüldüğü Hollanda bandıralı MV Hondius gemisindeki tahliye operasyonu sürerken yolcular kademeli olarak ülkelerine gönderilmeye başlandı
Haberi Oku

Efeler Yolu Ultra Trail yarışları 16-17 Mayıs’ta Birgi’de düzenlenecek
İzmir’in doğal güzellikleri ile kültürel mirasını buluşturan organizasyon, spor ve turizmi aynı rotada bir araya getirecek
Haberi Oku

DERTOUR: Kış tatillerinin yaklaşık beşte biri yalnız gerçekleştirildi
Güncel seyahat barometresine göre solo seyahatler artık turizm sektörünün kalıcı segmentlerinden biri haline geldi
Haberi Oku

FUN&SUN 2026 yaz sezonuna operasyonel yatırımlarla başladı
Şirket, yenilenen hizmet noktaları, rehber eğitimleri ve güvenlik çalışmalarıyla yeni sezonda misafir memnuniyetini ve hizmet standartlarını yükseltmeyi hedefliyor
Haberi Oku

12nci Corendon Tahtalı Run to Sky sona erdi, kazananlar belli oldu
Kemer’de deniz seviyesinden 2.365 metre yüksekliğindeki Tahtalı zirvesine uzanan yarışlarda 14 ülkeden 530 sporcu mücadele etti
Haberi Oku

EMA: Hantavirüs için onaylı aşı veya tedavi bulunmuyor
Avrupa İlaç Ajansı, hantavirüs enfeksiyonlarına karşı Avrupa Birliği’nde onaylanmış antiviral tedavi ya da aşının henüz mevcut olmadığını açıkladı