Tourexpi
Son
yıllarda Türk turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Balkan rotaları, bu sezon da
tatilcilerin gözdesi olmayı sürdürüyor. Tarihi kentleri, doğal güzellikleri ve
kültürel zenginlikleriyle her yıl nüfusunun 30 katı civarı ziyaretçi ağırlayan
Dalmaçya kıyılarının gözbebeği ve Hırvatistan'ın incisi Dubrovnik ise seyahat
tutkunlarının ilk tercihleri arasında bulunuyor.
Gezginlerin
bu yoğun ilgisi, ülkenin resmi turizm verilerine de doğrudan yansıyor.
Hırvatistan Ulusal Turizm Kurulu ve Hırvatistan İstatistik Ofisi'nin resmi
verilerine göre 2025 yılında 21,8 milyon ziyaretçi ve 110,1 milyon geceleme ile
tarihinin en yüksek turizm rakamlarına ulaşan ülkede, yabancı ziyaretçilerden
elde edilen gelir 15 milyar 298 milyon Euro seviyesinde gerçekleşti. Adriyatik
kıyısındaki Dubrovnik ise kruvaziyer, kültür ve film turizmiyle bu ekonomik
girdide baş aktörlerden biri oldu. Şehrin entegre ziyaretçi kartı olan
Dubrovnik Pass, geçtiğimiz dönemde 20,7 milyon Euro brüt hasılat barajını
aşarak kentin tarihi miras fonuna ve belediye bütçesine büyük bir katkı sundu.
Yılın ilk beş ayında 1 milyon geceleme barajını aşarak sezona yüksek bir
tempoyla giriş yapan Balkanlar'ın en eski kentlerinden Dubrovnik, küresel
ölçekte yaşanan maliyet artışlarına ve jeopolitik belirsizliklere rağmen
dinamizmini koruyor.
SHAW:
"YERYÜZÜNDE CENNETİ ARAYANLAR DUBROVNİK’E GELMELİDİR”
Ünlü
oyun yazarı George Bernard Shaw’ın, "Yeryüzünde cenneti arayanlar
Dubrovnik’e gelmelidir" sözleriyle hayranlığını dile getirdiği kent,
İngiliz edebiyatının simge ismi Lord Byron tarafından da "Adriyatik’in
İncisi" olarak tanımlanıyor. Yaşadıkları dönemde topraklarımıza derin
bağlar kuran bu iki isimden Byron, Osmanlı döneminde İstanbul, İzmir ve
Çanakkale’yi keşfetmişti. Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu yakından
takip eden Shaw ise, "Mustafa Kemal; İngilizlerin yenilmez sanılan büyük
güçlerini dize getirerek onları Anadolu'dan temizledi. O, Türk milletiyle
birlikte tüm ezilen uluslara özgürlük yolunu açan bir meşaledir"
sözleriyle tarihe not düşmüştü. Dünya edebiyatının iki dev isminin hayranlığını
kazanan tarihi Orta Çağ kenti, yüzyıllardır ziyaretçilerini büyülemeye devam
ediyor.
GEÇMİŞİN
MİRASI GELECEĞİN VİZYONUYLA BULUŞUYOR
Yeşilçam'ın
"Afrodit" lakaplı oyuncusu Banu Alkan’ın doğum yeri olan Dubrovnik,
özgün tarihi dokusu, görkemli surları ve taş mimarisiyle Avrupa'nın en
etkileyici şehirleri arasında gösteriliyor. Asırlık taş sokaklarında yükselen
tarihi mirasını, modern çağın çevre bilinciyle birleştiren kent, bu sezon
misafirlerini Avrupa Komisyonu tarafından layık görüldüğü “2026 Avrupa Akıllı
Turizm Yeşil Öncüsü” (European Green Pioneer of Smart Tourism) unvanıyla
ağırlıyor.
YÜKSEK
FİYATLARIYLA BODRUM VE ÇEŞME İLE YARIŞIYOR
Son
yıllarda Game of Thrones ve Star Wars gibi uluslararası yapımlara ev sahipliği
yapmasıyla da küresel bir fenomene dönüşen tarihi şehir, özellikle yaz
aylarında dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerle dolup taşıyor. Her
yıl yüzlerce kruvaziyer gemisinin uğrak noktası olan kent, turizm yoğunluğu ve
yüksek sezon fiyatlarıyla Türkiye’nin en popüler turizm beldelerinden Bodrum ve
Çeşme ile büyük bir benzerlik taşıyor. Dubrovnik, bu bütçe profiliyle
Hırvatistan’ın en pahalı turizm merkezleri arasında gösteriliyor.
KENTİN
KALBİ UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ'NDEKİ STARİ GRAD
UNESCO
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve kentin kalbi kabul edilen Stari Grad (Eski
Şehir) bölgesi, Dubrovnik'i ziyaret edenlerin ilk durağı oluyor. Surlarla
çevrili tarihi merkeze adım atan ziyaretçiler, yüzyıllar öncesinden günümüze
ulaşan taş sokaklar, meydanlar, tarihi yapılar ve Adriyatik'in kartpostalları
aratmayan manzarası eşliğinde Orta Çağ’a uzanan büyüleyici bir zamanda
yolculuğa çıkıyor. Dubrovnik'in simgelerinden olan yaklaşık 1,5 metre
kalınlığındaki ve bin 940 metre boyunca tarihi kenti çevreleyen surlar,
Avrupa'nın en iyi korunmuş savunma yapıları arasında yer alıyor. Yüzyıllar
boyunca limanı, meydanları ve yerleşim alanlarını koruyan bu surlar,
depremlere, kuşatmalara ve savaşlara rağmen günümüze ulaşarak kentin tarihi
kimliğinin en önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.
443
YIL SÜREN OSMANLI KORUMASI
Dubrovnikliler,
kenti asırlar boyunca dış tehditlerden koruyan ve Akdeniz ticaretinin önemli
duraklarından biri yapan bu görkemli ve kalın surlarla çevirdikleri şehrin
farklı yerlerine Latince ‘Non bene pro toto libertas venditur auro’ diye
yazmışlar. Yani ‘Dünyanın bütün altınları için bile özgürlük feda edilmez’
demişler. 1418’de Avrupa’da köle ticareti yasaklayan ilk kentlerden olan
Dubrovnikliler, özgürlüklerini kaybetmemek uğruna da yükselme devrini yaşayan
Osmanlı Devleti’ne yıllık 120 bin altın vergi vermeyi kabul etmişler. I. Murat
döneminde 1365 yılında tanınan ticari ayrıcalıklarla başlayan bu yakın ilişki,
kenti Doğu ile Batı arasında önemli bir ticaret ve diplomasi merkezine
dönüştürmüş. Osmanlı koruması altındaki Ragusa (Dubrovnik’in tarihteki asıl ve
resmi adı) gemileri, Akdeniz ve Adriyatik ticaretinde çok büyük muafiyetler
elde ederken, halk da refah içinde yaşamış. Kent, Osmanlı topraklarındaki ipek,
baharat ve madenlerin Avrupa'ya taşınmasında, Avrupa mamullerinin de Osmanlı'ya
girişinde en güvenli kapı ve ana diplomasi merkezlerinden biri olmuş. Yaklaşık
443 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'na yıllık vergi ödeyen, iç işlerinde
bütünüyle serbest fakat dış ilişkilerinde imparatorluğa bağlı hareket eden
vasal devlet (imtiyazlı eyalet) modeli, Napolyon Bonapart’ın orduları kenti
işgal edene kadar başarılı bir şekilde sürmüş. Osmanlı himayesinde altın çağını
yaşayan bu güvenli ortaklık dönemi, kentin Akdeniz'deki ticari ve diplomatik
gücünü pekiştiren en önemli tarihsel süreç özelliğini taşıyor.
TARİHİN
İLKLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR
Dalmaçya'nın
mimarisiyle göz kamaştıran şehri Dubrovnik, Avrupa kent tarihinin önemli dönüm
noktalarına da ev sahipliği yapıyor. Kentte 1296 yılından bu yana kullanılan
orta çağ kanalizasyon sisteminin izlerine rastlanırken, 1377 yılında kurulan ve
Osmanlı gezgini Evliya Çelebi’nin de üç gün karantinada kaldığı lazaretler,
dünyanın ilk organize karantina uygulamaları arasında kabul ediliyor.
Adriyatik'teki bu asırlık yapılar, dünyada eşine az rastlanır bir bütünlükle
korunan İzmir Urla Karantina Adası Tahaffuzhanesi ile küresel tıp mirasının en
kıymetli simgelerinden biri sayılıyor. 1432 yılında açılan yetimhane ise
Avrupa'nın en eski sosyal yardım kurumları arasında bulunuyor. Kent, 1317’de
açılan ve bugün hala hizmet veren dünyanın en eski eczanelerinden birini ve
1301’de kurulan Avrupa’nın ilk sağlık Ocağı’nı da bünyesinde barındırıyor.
ADRİYATİK’İN
ZAMANA MEYDAN OKUYAN KALBİ: STARİ GRAD / ESKİ ŞEHİR
Eczanesinden
yetimhanesine kadar her köşesi ayrı bir tarih sayfası olan Dubrovnik, tüm bu
asırlık değerleri dar sokaklarında bir araya getiren Stari Grad (Eski Şehir -
Old Town) bölgesiyle konuklarına adeta görkemli bir açık hava müzesi atmosferi
sunuyor. Mimari estetik ve kültürel olarak Slavlar’ın ulaştığı en üst nokta
olarak adlandırılan tarihi kente Pile, Ploče, Peskarija ve Ponta olarak
adlandırılan dört ana kapıdan giriş yapılıyor. Orta çağ kıyafetli iki askerin
sembolik olarak koruduğu Pile Kapısı’ndan adım atar atmaz başlayan, pürüzsüz
mermer taşlarıyla parıldayan ve Onofrio Çeşmesi’nden Saat Kulesi’ne kadar
uzanan yaklaşık 300 metre uzunluğundaki Placa olarak da anılan Stradun Caddesi,
tarihi merkezin ana omurgasını oluşturuyor. Şehrin en kaliteli mağazalarına, en
lüks bina ve iş merkezlerine, bankalara, kafe ve restoranlara ev sahipliği
yapan bu ana hat; kilise, çeşme ve saray gibi ikonik yapıların neredeyse
tamamını çevresinde topluyor. Cadde’nin sağlı sollu sokaklarında ise küçük
esnafa ait butik, hediyelik eşya tarzı çeşitli dükkanlar, yeme-içme mekanları
bulunuyor. Tarihi dokuyu korumak adına ana caddedeki ve yan sokaklardaki bu
dükkanların hiçbirinde dış tabela kullanılmıyor, işletme adları doğrudan vitrin
camlarının üzerinde şık bir tasarımla varlık gösteriyor.
FOTOĞRAF
TUTKUNLARININ GÖZDESİ İKONİK SARAYLAR
Stradun
Caddesi’nin hemen girişinde yükselen 15. yüzyıldan kalma Büyük Onofrio Çeşmesi,
ağızlarından su akan yüz kabartmalarıyla çevrili onaltıgen yapısıyla,
asırlardır olduğu gibi bugün de gezginlerin ilk serinleme ve buluşma noktası
olmayı sürdürüyor. Eski Şehir’in sokaklarında ilerledikçe, kentin zengin
geçmişini geleceğe taşıyan anıtsal yapılar ziyaretçilerini karşılıyor. Bu
yapıların başında, Barok, Gotik ve Rönesans mimarisinin zarafetini taşıyan
Rektör Sarayı (Knežev Dvor) geliyor. Eski Dubrovnik Cumhuriyeti’ni yöneten
rektörlerin hem ikametgahı hem de hükümet konağı olan bu saray, taş işçiliğiyle
göz kamaştırıyor. 15. yüzyılda Dubrovnik ve İtalya'dan gelen ünlü mimarların
imzasını taşıyan Dominiken Kilisesi ve Manastırı, taşıdığı Gotik ve Rönesans esintileriyle
kentin ruhunu yansıtıyor. Şehrin bir diğer mimari mücevheri ise 1667 yılındaki
büyük depremden yıkılmadan kurtulmayı başaran günümüze kadar orijinal yapısıyla
gelebilen nadir yapılardan biri olan Sponza Sarayı. Tarihte darphane ve
hazine olarak kullanılan bu yapı, estetik avlusuyla fotoğraf tutkunlarının
vazgeçilmez durakları arasında.
OSMANLI
DIŞINDAKİ TOPRAKLARDA YER ALAN EN BÜYÜK OSMANLICA BELGE KOLEKSİYONU
Orta
Çağ'ın ticari ahlakını, Osmanlı arşivlerini ve kentin yakın tarihteki acılarını
(Anı Odası) tek çatıda buluşturan Sponza Sarayı, XIII. yüzyıla uzanan
kayıtlarıyla Avrupa'nın en zengin ve eksiksiz belediye arşivlerinden
birine ev sahipliği yapıyor. Dubrovnik Devlet Arşivi olarak hizmet veren
yapının, zemin kattaki özel vitrinlerde kentin diploması tarihini yansıtan en
önemli ve en değerli belgelerin birebir kopyaları ile bazı orijinal el
yazmaları sergileniyor. Bu bölüm asırlık ticaret anlaşmaları, eski haritalar ve
krallıklarla yapılan yazışmalarla beraber Osmanlı dışındaki topraklarda yer
alan en büyük Osmanlıca belge koleksiyonunu barındırıyor.
PADİŞAH
FERMANLARINDAN ADALET KİTABESİ’NE
Arşivin
özel bir fonu olan "Acta Turcarum" (Türk Belgeleri) serisinde 1458
ile 1807 yılları arasında 12-15 bin civarında Osmanlı Türkçesi’yle yazılmış
orijinal belge bulunuyor. Arşivdeki en kıymetli parçalardan biri, Fatih Sultan
Mehmed dönemine ait olan ve Ragusa (Dubrovnik) Cumhuriyeti ile Osmanlı
arasındaki ilişkileri başlatan 1458 tarihli orijinal ferman ve haraç makbuzu.
Bu fermanda Dubrovnik’in Osmanlı’ya ödeyeceği yıllık verginin miktarı, bin 500
Düka altını olarak geçiyor. Kanuni Sultan Süleyman'dan II. Murad'a kadar pek
çok padişahın tuğralı fermanları, beratları ve ahidnameleri burada muhafaza
ediliyor. Latince “Ölçülerimiz hile yapılmasına izin vermez. Ben malları
tartarken, Tanrı da benimle birlikte tartar” yazılı adalet kitabesinin yer
aldığı tarihi yapıda ayrıca 1991-1995 yılları arasında, Yugoslavya'nın dağılma
sürecindeki Dubrovnik Kuşatması sırasında şehri savunurken hayatını
kaybedenlerin siyah-beyaz fotoğrafları Anı Odası’nda geleceğe taşınıyor.
708
YILLIK REÇETELER HALA RAFLARDA
Kentin
manevi ve kültürel derinliğini yansıtan Franciscan Manastırı ise içinde geçmişe
ışık tutan ve 1317 yılından beri aralıksız hizmet veren Avrupa'nın en eski
eczanelerinden birini barındırıyor. 14. yüzyılda rahipler için dini bir eczane
olarak kurulan ve günümüze kadar ulaşan bu tarihi mekan, eski reçetelere göre
hazırlanan ilaçlarla turistlerin büyük ilgisini topluyor. Ziyaretçiler burada
asırlık tıp tarihinin izlerine dokunurken, 1300’lerden kalma reçetelere sadık
kalınarak hazırlanan bitki çayları ve yüz kremleri hala rafları süslüyor.1938
yılında müzeye dönüştürülen bu yapı, dünyanın halen aktif olarak çalışan en
eski üçüncü eczanesi unvanını taşıyor. Tarihi eczaneye kucak açan Franciscan
Manastırı ise, 30 bin civarı kitap, 216 incunabula (1500 yılına kadar basılmış
resimli el yazmaları) ve bin 500 değerli el yazması içeren zengin
koleksiyonuyla Hırvatistan’ın en büyük kütüphanelerinden birine ev sahipliği
yapıyor.
MEYDANLARIN SİMGELERİ VE GAME OF THRONES ROTASI
Stradun’un bitimindeki Luža Meydanı’nı süsleyen gotik
elementler içeren Rönesans mimari sitilinde tasarlanmış 31 metrelik Tarihi Saat
ve Çan Kulesi, Hırvatların özgürlüklerini temsil eden Fransız şövalyesi Orlando
Column heykeli, Venedik Barok tarzının Adriyatik'teki en seçkin örneklerinden
olan Dubrovnik'in koruyucu Sivaslı azize adanan Saint Blaise’s Church (Aziz
Blaise Kilisesi) ve 15. yüzyıla ait gotik tarzdaki Küçük Onofrio Çeşmesi şehrin
tarihi kimliğini yansıtmaya devam ediyor. Dünya çapında bir fenomene dönüşen
Game of Thrones dizisinin en unutulmaz sahnelerine ev sahipliği yapan barok
tarzdaki 135 basamaktan oluşan Cizvit Merdivenleri (Jesuit Stairs) ise, estetik
basamaklarıyla gezginleri kendine çekerek şehirde en çok fotoğrafı çekilen
noktaların başında geliyor.
ADRİYATİK'TE BİR KRALLIK EFSANESİ
Eski Şehir’in dar sokakları ve meydanları arasından
limana doğru süzülen hat, ziyaretçileri görkemli bir efsaneye ev sahipliği
yapan Meryem Ana’nın Göğe Kabulü Katedrali (Dubrovnik Katedrali) ile
buluşturuyor. Rivayete göre, Haçlı Seferleri dönüşünde Dubrovnik Körfezi’nde
büyük bir fırtınaya yakalanarak, Lokrum adasında karaya vuran İngiltere Kralı
Aslan Yürekli Richard’ın, sağ kurtulması halinde bir mabet yaptırma sözü
vererek bağışladığı 100 bin altınla bu yapının ilk temelleri atılmış. Zamanla
tarihe karışan ilk Romanesk mimarinin ardından bugün aynı noktada yükselen
Barok katedral, önündeki Marin Držić Meydanı ile kentin yüzyıllara uzanan
geçmişine kapı aralıyor.
TARİHLE SANATIN İÇ İÇE GEÇTİĞİ EN ETKİLEYİCİ
DURAKLARDAN BİRİ
Adını Dubrovnik'in en önemli tarihi figürlerinden ünlü
Hırvat oyun yazarı Marin Držić’ten alan bu meydanda, yazarın anısını yaşatan
Şehir Tiyatrosu ile ünlü bronz heykeli bulunuyor. Ziyaretçilerin şans getirmesi
dileğiyle burnuna dokunduğu bu heykelin hemen yakınında, ünlü katedral, Aziz
Bartholomew Kilisesi ve Dulčić-Masle-Pulitika Galerisi yan yana yükseliyor.
Mimari ve sanatsal açıdan en yoğun noktalardan biri olan meydan, 1996'daki
trajik uçak kazasında yaşamını yitiren eski ABD Ticaret Bakanı Ronald Brown’ın
anısını yaşatan anıt binayı da çatısı altında buluşturuyor. Geniş anıtsal
merdivenleri, Barok cepheleri ve gün boyu canlı kafe masalarıyla burası,
Dubrovnik gezisinde tarihle sanatın iç içe geçtiği en etkileyici duraklardan
biri.
DİĞER SEÇKİN ROTALAR
Dubrovnik seyahatinde, içerisinde Fatih Sultan
Mehmet’in Ragusa halkına verdiği tarihi Ahidname'nin bir kopyası ve Türkçe
yazıların olduğu Müslüman ziyaretçilerin ibadet edebileceği küçük bir cami
Dubrovnik İslam Cemaati Mescidi, doğrudan kayalara oyulmuş 15 devasa tahıl
kuyusu (silosu) ve bölgenin zengin kırsal yaşam kültürünü yansıtan
koleksiyonlarıyla Etnografya Müzesi, St. John Kalesi’nin içinde yer alan Ragusa
Cumhuriyeti’nin denizlerdeki altın çağını, dönemin gemi maketlerini ve
haritalarını sergileyen Denizcilik Müzesi, Yazar Držić’in hayatının anlatıldığı
House of Marin Držić Evi/Müzesi ve surların gölgesinde rengarenk teknelerin
demirlediği Eski Liman da mutlaka gezilip görülmesi gereken diğer çekim
merkezleri.
Her yıl nüfusunun 30 katı civarı turist
ağırlayan, tarihin ilklerini, özgün dokusunu ve sürdürülebilir çevre
vizyonunu bir arada sunan, M.Ö. VII. yüzyıla kadar giden tarihiyle kurulan ilk
Dalmaçya kenti olarak bilinen Dubrovnik, seyahatseverleri geçmişle geleceğin
buluştuğu büyüleyici bir keşif yolculuğuna çıkarmaya devam ediyor.
Fulya OMAÇ / Dubrovnik - HIRVATİSTAN
En Çok Okunan Haberler
Haberi Oku

Orta Doğu turizmi 2026’daki sert düşüşün ardından güçlü büyümeye hazırlanıyor
WTTC bu yıl yüzde 14,5 daralma beklerken Orta Doğu’nun 2036’ya kadar dünyanın en hızlı büyüyen seyahat ve turizm bölgesi olacağını öngörüyor
Haberi Oku

Booking’in net kârı ikinci çeyrekte yüzde 118 arttı
Şirket nisan-haziran döneminde 1,95 milyar dolar net kâr elde ederken brüt rezervasyon hacmi 51 milyar dolara ulaştı
Haberi Oku

2026’da aşırı turizm baskısının öne çıktığı 8 destinasyon
Antarktika’dan Kanarya Adaları’na, Jungfrau bölgesinden Montmartre’a kadar bazı popüler destinasyonlarda ziyaretçi yoğunluğu çevre, konut piyasası ve yerel yaşam üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor
Haberi Oku

FAA’dan bazı Boeing 737 MAX uçakları için zorunlu çatlak kontrolü
ABD’de 471 uçağı kapsayacak incelemeler, gövde yapısal bütünlüğünü etkileyebilecek olası çatlaklara karşı tedbir amacıyla gerçekleştirilecek
Haberi Oku

ROBINSON WellFit-Aktiv programını yeni fitness konseptleriyle genişletiyor
Dijital vücut analizi, yenilikçi antrenman ekipmanları ve yeni ders formatları, ROBINSON misafirlerine daha kişiselleştirilmiş bir spor deneyimi sunacak
Haberi Oku

Bakan Ersoy ile Acun Ilıcalı turizm tanıtımında medyanın rolünü görüştü
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Acun Ilıcalı, Türkiye’nin kültür, sanat ve turizm değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına yönelik yeni fikirleri değerlendirdi
Haberi Oku

Mallorca’da güneş tutulması ve Perseid yağmuru aynı gece buluşacak
12 Ağustos’ta Mallorca’da önce tam güneş tutulması, birkaç saat sonra ise Perseid meteor yağmurunun zirvesi yaşanacak; turistik talep ise şimdilik beklenenden düşük seyrediyor
Haberi Oku

BookingAgora’dan Dubai’de 12 gün arayla iki FAM Trip
Emirates, Kerzner International ve IHG Hotels & Resorts iş birlikleriyle düzenlenen programlarda sektör profesyonelleri Dubai’nin otel, ulaşım ve turizm altyapısını yerinde inceledi
Haberi Oku

Çeşme'nin derinliklerinde başka bir dünya
Su altındaki zenginlikler Çeşme turizmine katkı sağlıyor
Haberi Oku

Lavanta, biberiye ve nane yaz aylarında doğal enerji kaynağı oluyor
Doğada yapılan bilinçli yürüyüşler, aromatik bitkilerin kokuları ve küçük ritüellerle sakinleşmeye, enerji toplamaya ve günlük yaşamın temposundan uzaklaşmaya yardımcı olabiliyor
Haberi Oku

Türkiye uluslararası turist artışında OECD ülkeleri arasında dördüncü sırada
Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak salgın öncesine kıyasla en güçlü büyüme gösteren ülkeler arasında yer aldı
Haberi Oku

Antalya ‘Mavi Akdeniz İnisiyatifi’ ile denizlerini koruyor
Valilik, deniz ve kıyıları korumak, kirliliği azaltmak ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir çevre programı başlattı
Haberi Oku

Fairmont Quasar Istanbul’dan evcil hayvanlara özel konaklama yaklaşımı
Sekiz kilograma kadar kedi ve köpekleri kabul eden otel, evcil hayvanlardan elde ettiği ek konaklama gelirini yıl sonunda HAYTAP’a bağışlıyor
Haberi Oku

Lang Lang, Shangri-La Bosphorus’ta özel bir konser verecek
Dünyaca ünlü piyanist 7 Eylül’de İstanbul’da sınırlı sayıda davetlinin katılacağı konserde sahne alacak, gece Kanton mutfağı ve konaklama seçenekleriyle tamamlanacak
Haberi Oku

Calvià, 15 kalite ödülüyle plaj turizmindeki iddiasını güçlendiriyor
Belediye, ödüllü plajlarını gerçek zamanlı doluluk bilgileri sunan dijital sistemle destekliyor
Haberi Oku

İstanbul kruvaziyer turizminde 1 milyon yolcu hedefi
Galataport İstanbul, 2026 yılında yaklaşık 520 bin yolcu beklerken orta vadede 1 milyon kruvaziyer yolcusuna ulaşmayı hedefliyor
Haberi Oku

EcoTrophea 2026 yerel katkı sağlayan turizm projelerini arıyor
Alman Seyahat Birliği sürdürülebilirlik ödülünün jürisini belirlerken yerel toplumları sürece dahil eden projeler için başvurular 27 Ağustos’a kadar sürecek
Haberi Oku

Sabiha Gökçen’de 179 bin yolcuyla yeni günlük rekor
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı 9 Ağustos’ta 935 uçuş ve 179 bin 789 yolcuyla tarihinin en yoğun gününü yaşadı
Haberi Oku

AROYA Cruises çocuk programlarında dijital dengeyi öne çıkarıyor
İstanbul çıkışlı kruvaziyer seferlerinde dijital oyunlar, sanat, spor ve sosyal etkinliklerle bir arada sunuluyor
Haberi Oku

Alman havalimanlarında yolcu sayısı haziranda yeniden geriledi
Yaz seyahat sezonunun başlamasına rağmen yolcu trafiği hafif düşerken hava kargodaki güçlü büyüme devam etti
Haberi Oku

Leonardo Smart Vienna Airport’ta 24 saat sıcak yemek dönemi
Tam otomatik yemek istasyonu, havalimanı otellerinde gece ve erken saatlerde sunulan hizmetleri personel yükünü artırmadan genişletmenin yeni bir örneğini sunuyor