Tourexpi
Fransız
realist yazar Stendhal, aşığının kalbinde kelebekler uçurtan bu muhteşem duyguyla
ilgili "Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz, bunlar olmayınca
yasam neye yarar" görüşünde bulunarak aşkın yaşamı anlamlaştırdığını savunur.
18. yüzyıl Fransız yazarı Antoine Bret ise, aşkın hissettirdikleriyle yaptırdığı
çılgınlıkları "Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur" diye yorumlayıp,
aşkın kalplerde yarattığı coşkuyu ve aşk uğruna yapılanları en iyi tanımlayan yaklaşımlardan
birinde bulunur. Bir yerde ‘aşkta mantık yoktur’ der. Kimilerine göre önemsiz, kimileri
için ise yaşam amacı olan AŞK, kalbe girince mantık adeta seyahate çıkar. Aşkta
belki zaman zaman mantıklı düşünülebilir ancak asla mantıklı davranılamaz. Duygular
daima mantığı ezip geçer.
EN
GÜZEL VE EN MASUM DUYGU
Sevilenle
büyütülen sevginin buna değeceği, bir ömür boyu süreceği düşüncesiyle çıkılan yolda
sevenin hayatının odak noktası sadece tek bir kişi, sevdiceği olur. Aşk öyle bir
duygudur ki, yeri gelir gururu bile ayaklar altına aldırır, yapmak istemediklerini
yaptırır, ödün verdirir, sınırsız fedakarlıklarda bulundurur, uğruna her şeyden
vazgeçtirir, hatta insanın kendinden bile. Ancak ne kadar mantıksızca ve çılgınca
davranışlar yaptırsa da gözü kör, kulağı sağır olsa da dünyadaki en güzel ve en
masum duygudur AŞK. Hayat sevince ve sevilince güzeldir. Sevginin yeşerdiği kalplerde
kötülük de kök salmaz.
DÜNYA
BİRÇOK BÜYÜK AŞK HİKAYESİNE SAHNE OLDU
Evren
var olduğundan bu yana her coğrafyada, her yaşta, her statüde milyonlarca insan
yüreklerinde aşkın en çılgın ve en masum hallerini yaşadı, yaşıyor, kainatın sonuna
dek de yaşamaya devam edecek. Aşk kimi zaman sanatın, edebiyatın ve hatta felsefenin
konusu oldu. Hikayeler, romanlar, şiirler yazdırdı, şarkılar besteletti, operalar,
baleler, tiyatrolar sahneletti, sinema ve dizi filmleri çektirdi, ressamların tuvallerine
ilham oldu.
AŞKIN
GÖZÜ KARA CESARETİ
Aşkın
gözü kara cesareti kimi zaman ise savaşlar çıkardı (Truva Savaşı), ülke hediye ettirdi
(Sezar, Kleopatra’ya Mısır’ın yönetimini verdi), tahtını bıraktırdı (İngiltere Prensi
VIII. Edward’ın Amerikalı Wallis Simpson ile evlenmesi), icatlar yaptırdı (Hammes,
eşinin iş yükünü azaltmak için dünyanın ilk çöp öğütücüsünü icat etti - Earle Dickson,
yemek yaparken sürekli elini kesen eşi için yara bandını icat etti), aşılmaz dağları
deldirdi (Ferhat- Şirin aşkı), felsefe okulu kurdurttu (Aristo, Assos Kralı Hermias’ın
kızkardeşi Pythias ile evlenebilmek için kurdu), mimaride harikalar yarattı (Taj
Mahal, Şah Cihan eşi Mümtaz Mahal’in ölümü üzerine ebedi sevgisinin sembolü olarak
yaptırdı), dünyanın 7 harikasından birini inşa ettirdi (Babil’in Asma Bahçeleri,
Kral II. Nabukadnezar'ın memleketinin yeşilini özleyen eşi Kraliçe Amytis üzülmesin
diye yaptırdı), dinde mezhep değiştirtip, kilise kurdurttu (İngiltere Kralı VIII.
Henry, Anne Boleyn ile evlenebilmek için Katolik Kilisesi'nden ayrılıp, Anglikan
Kilisesi'ni kurdu), cami inşa ettirdi (Mimar Sinan, aşık olduğu Mihrimah Sultan
için iki cami inşa etti), şeref madalyasını geri çevirdi (John Lennon, Yoko Ono’nun
İngiltere dış politikasına olan protestosu için İngiltere Kraliyet Ailesi’nin Beatles
için verdiği madalyayı geri çevirdi), "Dünya durdukça, o çeşme de benim gibi
ağlasın" diyerek Gözyaşı Çeşmesi yaptırdı (Kırım hanı Giray Han, eşinin anısına
yaptırdı).
KİMİ
AŞK VUSLATLA KİMİSİ İSE TRAJEDİYLE SONUÇLANDI
Tarihte
iz bırakan hükümdarlar ve filozaflar bile sevdiklerine kavuşmak ve onları mutlu
etmek için sevgilerinin gücüyle çeşitli inceliklerde bulunmuşlar, sevdiklerine sevgilerini
sadece sözleriyle ve davranışlarıyla değil aynı zamanda yaptıklarıyla da göstermişlerdi.
İngiltere Prensi VIII. Edward, Aristo ve İngiltere Kralı VIII. Henry tutkuyla sevdikleri
aşklarına kavuşabilmek için büyük fedakarlıklarda bulunmuşlar ve sonunda vuslata
ermişlerdi. Ancak her aşk bu kadar şanslı değildi, tarihe damga vuran bazı aşkların
sonuysa trajediyle bitmişti.
MASALSI
ÜLKE KARADAĞ’IN KAVUŞAMAYAN AŞIKLARI
Leyla’nın
aşkından kendini çöllere vuran Mecnun, güzeller güzeli Helen için büyük bir savaşa
sebep olan Paris, Romeo’nun ölmesine dayanamayıp zehir için Jüliet, Kleopatra’nın
kollarında can veren Antonius, ölüm döşeğinde hala Josephine'in adını sayıklayan
Napolyon, Şirin’e kavuşmak için dağları delen Ferhat örneklerinde olduğu gibi birbirlerini
çılgınca seven ancak mutlu sona eremeyen bir aşk da Balkan Yarımadası’nın küçük
ve dağlık masalsı ülkesi Karadağ’ın (Montenegro) turistik merkezi Budva’da yaşandı.
BUDVA’NIN
SEMBOLLERİNDEN BİRİ
Birbirlerine
tutkuyla aşık olan ancak kavuşamayan biri dansçı diğeri denizci iki gencin aşklarının
hüzünlü öyküsü M.Ö. 5. yüzyıla uzanan tarihiyle oldukça köklü bir geçmişe sahip
Budva’da bir heykelle yaşatılıyor. “Balerin Heykeli”, “Jinmastikçi Heykeli” veya
“Dans Eden Kız Heykeli” olarak anılan ve umutsuz bekleyişi simgeleyen bu heykeli,
bazı turistler ile yerel halk "Mayosunu Kaybeden Kız" olarak da niteliyor.
İkonik heykel, bölgenin Miami’si olarak bilinen Budva’nın sembollerinden biri olarak
kentin OldTown yani eski şehir kale surlarının karşısındaki Mogren Plajı’na giden
sahil şeridindeki bir kayalıkta yükseliyor.
DANSÇI
KIZ İLE DENİZCİ GENCİN HÜZÜNLÜ ÖYKÜSÜ
Efsaneye
göre, dansçı kız ile denizci genç birbirini çok seven ancak birlikte yaşamaya yetecek
parası olmayan bir çiftti. Genç denizci bu duruma son vermek ve sevdiğiyle bir an
önce iyi şartlarda yaşamak için büyük bir umutla uzun bir gemi yolculuğuna çıkar.
Yolculuk öncesi ise sevgilisinden onu beklemesi için söz alan genç, bir taraftan
sevdiğinin verdiği bekleme sözünün iç huzuru bir taraftan da onu uzun süre göremeyecek
olmanın verdiği buruklukla bindiği gemiyle derin sulara açılır.
SEVGİLİSİNİ
KAYALIKTA DANS EDEREK BEKLER
Dansçı
kız da Necip Fazıl Kısakürek’in “Ne hasta bekler sabahı, / Ne taze ölüyü mezar /
Ne de şeytan bir günahı / Seni beklediğim kadar” dizelerinde olduğu gibi sevdiği
adamı her geçen gün büyüyen özlemiyle ve bu hasretin bir gün sona ereceği umuduyla
bekler. Sevgilisini yolcu ettiği kıyıya her gün giderek, açık denizin en iyi görüldüğü
kayalığa çıkıp, ufukta belirecek gemiyi dans ederek gözetir.
DALGALAR
SEVDİĞİ ADAMIN CANSIZ BEDENİNİ GETİRİR
Ancak
genç denizcinin gemisi kıyıya hiçbir zaman dönmez. Budva’da hiç kimse denizciye
ne olduğu hakkında bir kelime de duymaz. Dansçı kız ise her gün kalbinde büyük bir
umutla dalgaları izleyip, sevdiği adamı yanına geri getireceğine inanarak, onu beklemeye
ve yolunu dans ederek gözetmeye devam eder. Ancak kaderin, bu tür dokunaklı hikayelerde
sıklıkla olduğu gibi yine başka planları olur. Dalgalar sevdiği adamı getirir ama
cansız bedenini. Kent sakinleri genç denizciyi bir kayalığın üzerinde ölü bulur.
Genç kızın sevgisi o kadar büyük ve derindir ki kötü haberi alınca yıkılır, kalbi
bu derin acıya dayanamaz. Genç adamın bir gün geri döneceği inancıyla aşkına tutunarak,
büyük bir umutla uzun yıllar aynı kaya üzerinde bekleyen genç kız, kötü haberden
sonra hüsran ve hasret dolu kırık bir kalple hayatını kaybeder. Son nefesine dek
de sevgilisine onu bekleyeceğine dair verdiği sözüne sadık kalır. Sonsuz aşk, sadakat
ve fedakarlıkla ilgili bu hüzünlü hikaye, o günden bu güne Karadağlı tüm aşık çiftler
için bir örnek olur.
UMUTSUZ
BEKLEYİŞİ SİMGELEYEN HEYKEL
Aradan
yıllar, yıllar geçer. 1965 yılında genç kızın sevgilisini dans ederek beklediği
kayalığın üzerine Belgradlı heykeltıraş Gradimir Aleksić tarafından gençlerin efsanevi
aşk hikayesinden esinlenilerek, umutsuz bekleyişi simgeleyen bir heykel yapılır.
Çam ağaçları, zakkumlar ve diğer Akdeniz bitkileriyle kaplı kayalıklarla çevrili
ünlü Mogren Plajı'na giden patikanın başlangıcındaki kayalığın üzerinde, Adriyatik
Denizi'nin ışıltılı manzarasına bakan bir konumda taş bir kaidede yer alan yaklaşık
1,7 metre boyundaki bronz heykel, bir bacağı havaya kaldırılmış ve kolları zarif
bir pozda uzatılmış, sevgilisini dans ederek bekleyen kızı tasvir ederek tasarlanır.
Heykelin modeli ise o sırada 14 yaşında olan Novi Sad Atletizm Kulübü Vojvodina’nın
üyesi atlet Olga Kalivoda’dır.
DOKUNULDUĞUNDA
ŞANS GETİRDİĞİNE İNANILIR
Budva’ya
dair pek çok fotoğraf karesini süsleyen ve birçok hediyelik objeye model olan Dans
Eden Kız Heykeli’ne dokunulduğunda şans getirdiğine ve bir dilek tutulduktan sonra
da bunun kesinlikle gerçekleşeceğine inanılır. Bu hikaye sayesinde her yıl yüz binlerce
turist Budva'nın sembolü haline gelen ve mutlaka görülmesi gerekenler arasında yer
alan bu ikonik heykeli ziyaret eder, dileklerde bulunur ve heykele dokunur.
TUTKULU,
ÇARPICI VE ETKİLEYİCİ AŞK ÖYKÜLERİ
Dünya,
insanlık tarihi boyunca birbirine olan aşkları zamanı ve kıtaları aşarak bugüne
kadar gelen birçok büyük aşk hikayesine sahne oldu. Tutkulu, çarpıcı ve etkileyici
öyküleri olan bu aşkların bazısı hiç kavuşamayıp sevenlerin kalplerinde sonsuza
kadar yaşarken, bazısı Budva’daki dansçı kız ile denizci gencin sevdası gibi yarım
kaldı. Bazısı da yaşanan birçok engelin ardından mutlu sona ulaştı.
SIKICA
SARILALIM, KIRMADAN, İNCİTMEDEN SEVELİM
Tarih
boyunca uğrunda inanılmaz mücadeleler verilen “Aşk” ve “Sevgi” o kadar özel ve değerli
duygular ki, gerçek aşkı ve sevgiyi bulduğumuzda ona sıkıca sarılalım, bizlere bu
muhteşem hissi yaşatan sevdiceğimize ve sevgimize sahip çıkalım, incitmeden kırmadan
sevelim, birbirimizi üzecek davranışlarla ilişkimizi yormayalım, uğrunda mücadele
edelim, sevgi dolu yürekleriyle kalplerimizin ritmini değiştiren ve hayatlarımızı
anlamlandıran sevdiceklerimizin son nefese dek elini hiç bırakmayalım. Unutmayalım
ki dünyada paylaştıkça çoğalan tek şey ‘Sevgi’dir. Bu anlamda sevgimizi her fırsatta
söyleyelim ve hissettirelim.
Yolu
sevgiden geçen tüm kalplerin ’14 Şubat Sevgililer Günü’ kutlu olsun.
Fulya
OMAÇ / Budva- MONTENEGRO
En Çok Okunan Haberler
Haberi Oku

Türk Turistin Midilli Ekonomisine Katkısı 80 Milyon Euro´ya Yaklaştı
Komşu Adada Turizm Gelirlerinin Ana Kaynağı Türk Pazarı Oldu
Haberi Oku

Aşırı turizm Türkiye için de risk mi oluşturuyor
Turizm Sohbetleri programında Bahattin Yücel, turizmin iki kente sıkışmasının sürdürülemez olduğunu vurguladı
Haberi Oku

Obilet kayak tatili için öne çıkan rotaları derledi
Obilet, kış aylarında kayak tatili planlayan tatilseverler için Türkiye ve yurt dışındaki öne çıkan kayak merkezlerini bir araya getirdi
Haberi Oku

Tatil temel bir ihtiyaç olmaya devam ediyor, birçok Alman için izin süresi yetersiz
HolidayCheck’in temsili araştırması, tatilin yüksek önemini ve daha fazla izin için gelirden feragat etmeye yönelik güçlü isteği ortaya koyuyor
Haberi Oku

Almanya’da RTG Eigenvertrieb büyümeye devam ediyor
Beş yeni ofis, 2025’te belirgin ciro artışı ve 2026 için güçlü rezervasyonlar
Haberi Oku

Türkiye’nin turizm geliri 2025’te 65,2 milyar dolara yükseldi
Türkiye’nin turizm geliri 2025 yılında artışını sürdürerek 65,2 milyar dolara ulaştı
Haberi Oku

Mardin, Uzak Doğu pazarına odaklanıyor
Geçen yıl turizmde rekor kıran Mardin, bu yıl ziyaretçi profilini çeşitlendirmeyi ve özellikle Uzak Doğu ülkelerinden gelen turist sayısını artırmayı hedefliyor
Haberi Oku

Eurowings’ten 2026’ya güçlü adımlar: uçakta internet, işveren ödülü ve yeni hatlar
Yüksek hızlı internet hizmeti, Leading Employer 2026 unvanı ve Graz çıkışlı yeni yaz hattı / Havada deneyim ve yerde çalışma kültürü birlikte güçleniyor
Haberi Oku

AJet’ten İstanbul ve Ankara aktarmalı yurt dışı uçuşlara indirim
AJet, İstanbul ve Ankara bağlantılı seçili yurt dışı uçuşlarını kapsayan yeni bir indirim kampanyası başlattı
Haberi Oku

AJet’in BARIG üyeliği Türkiye havacılığı açısından önemli bir adım
Türkiye’nin genç ve hızla büyüyen düşük maliyetli havayolu AJet, BARIG’e katılarak Almanya ve Avrupa pazarındaki konumunu güçlendiriyor
Haberi Oku

Almanya’da yıl sonu hava trafiğinde büyüme devam etti
Aralık ayında Alman havalimanlarında yolcu sayısı mevsimsel gerilemeye rağmen geçen yılın üzerine çıktı, kargo taşımacılığı ise güçlü seyrini korudu
Haberi Oku

TAT, Thailand Co-Creator yolculuklarını başlatarak Trusted Thailand stratejisini sahaya taşıyor
Ocak sonunda başlayan içerik üretici odaklı seyahatler, Şubat ayındaki küresel içerik yayınıyla Tayland’ı kısa mesafeli pazarlarda nitelikli ve esenlik odaklı bir destinasyon olarak konumlandırmayı hedefliyor
Haberi Oku

Geleceğin tatili: 100 yıl sonra nasıl seyahat edeceğiz?
Urlaubsguru, 2126 yılına yönelik olası gelişmeleri ortaya koyuyor: yapay zekâ destekli planlamadan uzay yolculuklarına
Haberi Oku

Aydın Çıldır Havalimanı ticari uçuşlara hazırlanıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla sürecin başlatılması, kentte ekonomi, turizm ve ulaşım açısından yeni bir dönemin habercisi oldu
Haberi Oku

Limak Holding, Suriye’nin yeniden yapılanmasında yer almayı hedefliyor
Ebru Özdemir, Davos’ta yaptığı değerlendirmede Türk ve Amerikalı yatırımcıların Suriye’de birlikte çalışabileceğini, Limak’ın altyapı tecrübesiyle sürece katkı sunmak istediğini söyledi
Haberi Oku

Minor Hotels 2026 için büyüme rotasını yeniden belirliyor
Rekor sayıda sözleşmeyle tamamlanan 2025’in ardından grup, pazar derinliğine, yeni markalara ve varlık-hafif bir genişleme modeline odaklanıyor
Haberi Oku

Ege’nin İki Yakasında Bir Gecede Değişen Hayatlar
Bundan tam 103 yıl önce, 30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan "Türk-Yunan Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol", milyonlarca insanın hayatını sonsuza dek değiştirdi
Haberi Oku

ABD’de kar fırtınası ve dondurucu soğuklar can aldı
Ülke genelinde etkili olan aşırı hava koşulları nedeniyle 11 kişi yaşamını yitirdi / 800 binden fazla kişi elektriksiz, on binlerce uçuş iptal edildi
Haberi Oku

İspanyalı CEAV, Kasım ayında ilk Ulusal Seyahat Acenteleri Kongresi’ni düzenleyecek
Madrid’de gerçekleştirilecek kongre, İspanya genelindeki seyahat acentelerini ve turizm paydaşlarını ortak bir tartışma ve buluşma zemininde bir araya getirmeyi amaçlıyor
Haberi Oku

Trakya sınır kapılarında 2025’te 15 milyonu aşkın yolcu hareketi
Kapıkule işlem hacmiyle Avrupa’nın en yoğun sınır kapısı olmayı sürdürürken, kaçakçılıkla mücadelede dikkat çekici artış kaydedildi
Haberi Oku

Safranbolu’daki cam seyir terası 2025’te 172 bin ziyaretçiyi ağırladı
Türkiye’nin ilk cam seyir terası, İncekaya Kanyonu’ndaki konumuyla hem kültür turizmine hem de yerel ekonomiye katkı sağlıyor