Tourexpi
Türkiye,
birçok Avrupa ülkesini geride bırakarak küresel turizmde öne çıktığı bir
dönemin ardından, dünyanın en çok turist çeken dördüncü ülkesi unvanıyla
girdiği 2025 yılını dalgalı bir seyirle tamamladı. Yıla 65 milyon ziyaretçi ve
64 milyar dolar gelir hedefiyle başlayan sektör, yılın Ocak-Kasım döneminde
yaklaşık 58,5 milyon ziyaretçiye ulaştı.
2025
sezonunda Türkiye turizminin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunların
başında, yüksek sezonda beklenen doluluk oranlarının yakalanamaması geldi.
“Türkiye pahalı destinasyon” algısı, değişen turist tercihleri, küresel rekabet
ve enflasyon kaynaklı artan maliyetlerin otel fiyatlarına yansıması sezon
boyunca sektörün ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Buna nitelikli
personel ihtiyacı ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi gerekliliği de eklendi.
Öte yandan konaklama tesislerinde yaşanan yangınlar ve zehirlenme vakaları,
misafir güvenliği, tesis altyapıları ve denetim mekanizmalarını yeniden
tartışmaya açtı. Güvenlik endişeleriyle birleşen “pahalı destinasyon” algısı,
Türkiye’nin bazı pazarlarda turist kaybı yaşamasına yol açarak sezon
performansını doğrudan etkiledi. Bu çerçevede sektör temsilcileri, özellikle
yüksek sezonda beklentilerin karşılanamamasının ekonomik etkilerinin belirgin
şekilde hissedildiğini vurguladı.
YEREL
DENEYİM ODAKLI DESTİNASYONLARA İLGİ ARTTI
Kültür
ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıklamalarına göre, 2025’in ilk
yarısında Türkiye 26 milyon 389 bin yabancı turisti ağırlayarak yeni bir rekora
imza attı. Uluslararası danışmanlık şirketi EY-Parthenon’un Türkiye Turizm ve
Konaklama Sektörü Görünümü raporu ise ziyaretçi tercihlerine dair dikkat çekici
bir tablo ortaya koydu. Buna göre 2025’in ilk yarısında ziyaretçilerin yaklaşık
yüzde 57’si Antalya’yı, yüzde 17’si İstanbul’u ve yüzde 11’i Muğla’yı tercih
etti. Öte yandan Nevşehir’de yüzde 60, Mardin’de yüzde 51, Çanakkale’de yüzde
23 ve Trabzon’da yüzde 17 oranında artış yaşanması, klasik deniz-kum-güneş
turizminin yanı sıra kültür, sağlık, gastronomi turizmi gibi alternatif
alanlarda artan hareketlilikle birlikte, yerel deneyim odaklı destinasyonlara
ilginin sezon boyunca belirgin biçimde güçlendiğine dair olumlu sinyaller
verdi.
EGE’DE
DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ
Yılın
geneline bakıldığında ise tablo daha dengeli ama bölgesel farklılıkların
belirginleştiği bir yapıya dönüştü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sınır giriş
verilerine göre, 2025’in 11 aylık döneminde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi
sayısında sınırlı bir artış yaşandı. Bu süreçte İstanbul’a gelen yabancı
ziyaretçi sayısı 17,4 milyonu aşarken, Antalya’da bu rakam 15,7 milyon
seviyesine ulaştı. Buna karşın Ege destinasyonlarında düşüş dikkat çekti.
Muğla’ya gelen yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 4,6, İzmir’e gelen ziyaretçi
sayısı ise yüzde 5,4 oranında azaldı. Aynı dönemde Türkiye’ye en çok ziyaretçi
gönderen ülkeler sırasıyla Rusya, Almanya, İngiltere, İran ve Bulgaristan oldu.
REKABET
SERTLEŞTİ, ALTERNATİF DESTİNASYONLAR ÖNE ÇIKTI
Turizmde
küresel rekabetin de giderek sertleştiği bir yıl geride kaldı. Fransa, 2025’te
dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olma unvanını korurken, İspanya yaklaşık
97 milyon turist ağırlayarak Avrupa’daki güçlü konumunu sürdürdü. Türkiye’nin
geleneksel rakipleri olan İspanya, Fransa ve İtalya’nın yanına artık
Yunanistan, Mısır ve Tayland gibi fiyat avantajı sunan destinasyonlar da
eklendi. Bu durum özellikle Rus pazarında net biçimde hissedildi. Rusların yurt
dışı tatil yapanlarının sayısı yaklaşık yüzde 12 artmasına rağmen, Türkiye’ye
gelen Rus turist sayısındaki artışın yüzde 1 seviyesinde kalması, Rus pazarında
sinyal verdi.
MİCHELİN
REHBERİ, KRUVAZİYER VE ALTERNATİF TURİZM UMUT VERDİ
Tüm
bu tabloya rağmen, 2025’te umut veren gelişmeler de yaşandı. Gastronomi turizmi
bu alanların başında geldi. Michelin Rehberi’ne göre Türkiye genelinde tavsiye
edilen restoran sayısı 132’ye yükselirken; İstanbul’da 77, İzmir’de 24 ve
Muğla’da 31 işletme listede yer aldı. Urla, Çeşme, Kapadokya ve Bodrum’un da
dahil olduğu bu genişleme, destinasyonların gastronomi alanında uluslararası
görünürlüğünü artıran önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ayrıca kişi başı
turizm gelirinin 970 dolardan yaklaşık 1100 dolar seviyelerine yükselmesi,
yüksek enflasyon ve sınırlı kur hareketlerine rağmen sektör adına önemli bir
kazanım olarak öne çıktı. Çin pazarında vize engelinin kaldırılması da
özellikle kış ve kültür turizmi açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.
2026 için dile getirilen yaklaşık 1 milyon Çinli turist beklentisi, doğru
stratejilerle çok daha yüksek bir potansiyele dönüşebilecek bir fırsat olarak
görülüyor. Buna ek olarak, kruvaziyer turizmindeki artış ile gastronomi, sağlık
ve kültür turizmi gibi alternatif alanlarda yaşanan hareketlilik, sezon boyunca
sektöre dair umut verici gelişmeler arasında yer aldı.
BODRUM
TURİZMİNİ DUAYEN TURİZMCİ HÜSEYİN SOFTA İLE KONUŞTUK
Ülke
genelinde yaşanan bu gelişmeler, Antalya’dan sonra Türkiye’nin en çok tercih
edilen tatil merkezlerinden biri olan Bodrum’da da sezon performansına yansıdı.
Bodrum turizmi, 2025 sezonunu planlanan hedeflerin gerisinde tamamladı. Sezon
başında yüzde 10 büyüme beklentisiyle yola çıkan sektör, yılı yaklaşık yüzde 5
kayıpla kapattı. Özellikle yüksek sezon olarak görülen Temmuz-Ağustos döneminde
yaşanan doluluk düşüşleri, Bodrum turizmi için ciddi bir uyarı niteliği taşıdı.
Yapay pahalılık algısı, artan maliyetler, düşen karlılıklar ve iç pazarın
giderek artan önemi sezonun en çok konuşulan başlıkları oldu. Sektör bir yandan
2025’in bilançosunu çıkarırken, diğer yandan 2026’ya yönelik beklentilerini ve
yeni stratejilerini şekillendirmeye başladı. Bodrum turizminin 2025 sezonunu,
yaşanan gelişmeleri ve önümüzdeki döneme dair öngörüleri, Bodrum Otelciler
Derneği (BOYD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Bodrum Modern Life Hotel Genel
Müdürü Hüseyin Softa ile konuştuk.
BODRUM’DA
HEDEFLERİN GERİSİNDE BİR SEZON
Soru:
2025 sezonunu geride bıraktık… Bir otelci ve BOYD yönetiminde yer alan biri
olarak, sizin açınızdan bu yıl nasıl geçti?
Cevap:
2025 sezonu Bodrum için hem çok zor hem de hedeflerin uzağında geçti
diyebilirim. Sezon genelinde yüzde 5 kayıp yaşadık. Ancak sezon başı hedefimiz
yüzde 10 artış olduğu için tabloya başka bir açıdan baktığımızda asıl
kaybımızın yüzde 15 olduğunu söylemek mümkün. Özellikle yüksek sezon olarak
tanımladığımız 15 Haziran - 20 Temmuz arasında beklenmedik kayıplar yaşadık.
Yüzde 5 kaybı en fazla hissettiren periyodun yüksek sezona rastlaması gerçekten
üzücü oldu. Doluluklar beklediğimiz gibi gitmeyince, satışlar da doğal olarak
geriledi. Aksiyon ağırlıklı satışlar arttı. Buna paralel kur artışı da yetersiz
kalınca gelirler düştü. Bütçeler kağıt üstünde kaldı. Özellikle durdurulamayan
fiyat artışları ile birlikte maliyetlerinde artması ile karlılıklar yüzde
10’larda konuşulur oldu. Hatta kar eden tesisler kendini şanslı saydı.
İÇ
PAZAR HAYATİ DEĞERDE
Soru:
2025 yılında Bodrum’a gelen turist sayılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
Resmi verilere baktığımızda Kasım ayı sonuna kadar yaklaşık 1 milyon 8 bin
turistin hava yoluyla, 397 bin turistin de deniz yoluyla Bodrum’a geldiğini
görüyoruz. Ancak bu rakamların yaklaşık yüzde 30’u Bodrum’da konaklamıyor,
giriş-çıkış yapıp Didim gibi çevre bölgelere geçiyor. Bu da bize 2025’te
Bodrum’da gerçek anlamda tatil yapan turist sayısının 1 milyonun altında
kaldığını gösteriyor. Oysa Bodrum’un kapasitesi 1,5 milyonun üzerinde tatilciyi
rahatlıkla ağırlayabilecek düzeyde. Bu tablo, iç pazarın ne kadar hayati
olduğunu da açıkça gösteriyor. Önümüzdeki sezonda da yerli misafiri
kaybetmemek, hatta daha güçlü şekilde kazanmak zorundayız. Yurt dışı pazarlarda
sınırlı bir büyüme öngörülürken, iç pazara yönelik daha ulaşılabilir, daha
gerçekçi ürünler sunmak ve fiyat algısını dengelemek Bodrum turizmi açısından
öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. 2025 sezonunda dış pazarda Bodrum’a
gelen turistlerin büyük bölümünü ise İngiltere, Polonya, Rusya ve Almanya
pazarları oluşturdu.
ALIŞTIĞIMIZ
YAZ SEZONU PERFORMANSININ GERİSİNDE KALAN BİR DÖNEM YAŞADIK
Soru:
Yaz sezonu denince herkesin aklına Temmuz ve Ağustos ayları geliyor. Bu iki ay,
oteller açısından nasıl geçti?
Cevap:
Temmuz - Ağustos aylarında turizmde doluluğun yüzde 95 seviyesinin üzerinde
gerçekleşmesi beklenir. Ancak 2025’te Temmuz ayı bizim için hayal kırıklığıydı.
Doluluklar yüzde 70’lere kadar geriledi. Türkiye genelinde Avrupa’dan gelen
ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,94 oranında azalması
Bodrum’da da net şekilde hissedildi. Ağustos ayında ise kısmen bir toparlanma
sağlandı ve doluluklar yüzde 90’ların üzerine çıktı. Buna rağmen, alıştığımız
yaz sezonu performansının gerisinde kalan bir dönem yaşadık. Turizmde kalıcı
başarının yolu, sürdürülebilir marka değeri ve dengeli büyüme anlayışla mümkün.
PAHALI
DESTİNASYON ALGISI BODRUM’U ZORLUYOR
Soru:
Son yıllarda sıkça dile getirilen “Bodrum pahalı” algısı sizce bu sezonu ne
kadar etkiledi? Bodrum gerçekten pahalı bir destinasyon mu yoksa her bütçeye
hitap eden bir tatil imkanı sunuyor mu?
Cevap:
Bu algının etkisi maalesef çok büyük oldu. Özellikle sosyal medyada suni
şekilde oluşturulan pahalı destinasyon söylemi, hem iç pazarı hem de dış pazarı
etkiledi. Yerli misafir Yunan adalarına yönelirken, dış pazarda Yunanistan,
Mısır ve Tayland gibi alternatif destinasyonlar daha fazla tercih edilmeye
başlandı. Oysa Bodrum’da herkesin ekonomik durumuna göre bir tatil seçeneği
bulmak mümkün. Sadece çok üst segment ve çok pahalı birkaç tesisi örnek alıp
Bodrum’u bütünüyle pahalı göstermek, hem destinasyona hem de Bodrum’un gerçek
ruhuna büyük bir haksızlık. Bodrum; çeşitliliği, misafirperverliği ve farklı
gelir gruplarına hitap eden bir destinasyon. Ancak oluşturulan bu pahalı
destinasyon algısı ne yazık ki müşteri kaybına yol açıyor ve bundan en çok
Yunan adaları faydalanıyor. Nitekim Bodrum-Kos hattında yıl boyunca
gerçekleştirilen 1.078 feribot seferiyle 137 bin 848 yolcunun taşınmış olması,
algının tatil tercihlerine nasıl yansıdığını net şekilde gösteriyor.
GÜNÜ
KURTARMA ÇABASI TURİZME AĞIR DARBE VURUYOR
Soru:
Yapay pahalılık konusu da sıkça konuşuluyor. Siz bu durumu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
Turizmi ekstra kazanç kapısı olarak görüp yapay pahalılık yaratan bazı
işletmeler de maalesef bu algının güçlenmesine neden oluyor. Bu sadece o
işletmelerle sınırlı kalmıyor, tüm destinasyona zarar veriyor ve turizme
gerçekten ağır bir darbe vuruyor. Önemli olan, kısa vadeli kazançlar yerine
Bodrum’un geleceğini düşünmek. Günü kurtarma çabası ne turizmi ileriye taşır ne
de Bodrum’u hak ettiği noktaya getirir. Kısa vadeli kazanç anlayışını bir
kenara bırakıp, sürdürülebilir turizmi hep birlikte inşa etmeliyiz. Bunun için
de Bodrum turizmcisi olarak hem yapay fiyat artışlarıyla hem de suni olarak
yaratılan pahalılık algısıyla birlikte mücadele etmeliyiz.
“TÜRKİYE
PAHALI” ALGISI YURT DIŞINDA ETKİSİNİ ARTIRIYOR
Soru:
Son dönemde yurt dışında “Bodrum pahalı” algısının ötesine geçilerek “Türkiye
pahalı” söyleminin yaygınlaştığı görülüyor. Bu durum 2025 turizmini nasıl
etkiledi?
Cevap:
Bu algının etkisi 2025 sezonunda oldukça ciddi hissedildi. Kontrol altına
alınamayan enflasyonun yarattığı sürekli fiyat artışları, turizmcinin
maliyetlerini ciddi şekilde yükseltirken tatilcinin de tatil yapma isteğini
zayıflattı. Yine enflasyona paralel kur artışlarının sabit seviyelerde
seyretmesi, giderler artarken gelir artışının sınırlanmasına neden oldu. Bu
durum işletmeleri satış fiyatlarını artırmaya zorladı. Ancak bu fiyat artışları
çoğu zaman reel bir değer artışından ziyade yapay bir pahalılık algısı yarattı.
Ortaya çıkan bu algı, destinasyonlarla karşılaştırıldığında Türkiye’nin genel
olarak pahalı bir ülke olarak görülmesine yol açtı. Artık birçok yabancı turist
Türkiye’yi pahalı bir ülke olarak gördüğü için daha seyahat planı aşamasında
ülkemizi seçeneklerin dışına çıkarıyor. Gelenler ise harcamalarını minimum
seviyede tutmayı tercih ediyor. Otelde konaklayan yerli ya da yabancı turistte,
“otel dışındaki her şey çok pahalı” algısı yerleşmiş durumda. Bu algı,
misafirin otelden çıkmamasına yol açıyor. Bu durum otellerle sınırlı kalmıyor,
restoranları, esnafı, çarşıyı ve destinasyonun bütün ekosistemini olumsuz
etkiliyor. Daha da önemlisi, Türkiye’ye gelen turistin benzer kaliteyi daha
uygun fiyatla sunan alternatif destinasyonlara yönelmesine yol açıyor.
KİŞİ
BAŞI TURİZM GELİRİ ARTTI
Soru:
Yurt dışında güçlenen “Türkiye pahalı” algısının 2025 sezonunu olumsuz
etkilediğini ifade ettiniz. Tüm bu tabloya rağmen 2025’te turizm adına umut
veren gelişmeler oldu mu?
Cevap:
Elbette oldu. Tüm zorluklara rağmen umut verici gelişmelerin başında kişi başı
turizm gelirindeki artış geliyor. 2025 yılında kişi başı gelir yaklaşık 970
dolar seviyesinden 1.100 dolar seviyelerine yükseldi. Enflasyonun oldukça
yüksek seyrettiği, buna karşın döviz kurlarındaki artışın sınırlı kaldığı bir
ortamda bu yükseliş sektör açısından son derece önemli ve umut verici bir
göstergedir. Bunun yanı sıra Çin’e uygulanan vize engelinin kaldırılması,
özellikle kış ve kültür turizmi açısından önemli bir fırsat yarattı. 2026 yılı
için yaklaşık 1 milyon Çinli turist beklentisi, doğru planlama ve tanıtımla
değerlendirilmesi gereken çok önemli bir potansiyel sunuyor. Bu pazarın
sağlıklı şekilde büyümesi, önümüzdeki yıllarda hepimiz açısından olumlu sonuçlar
doğuracaktır.
BODRUM’DA
KIŞ TURİZMİ VE 12 AY TURİZM ÇOK ZOR
Soru:
Ülke genelindeki tabloyu ve yeni pazar arayışlarını değerlendirdikten sonra
Bodrum özelinde tekrar dönersek; uzun süredir hedeflenen 12 ay turizm anlayışı
Bodrum’da neden hala istenilen seviyeye ulaşamadı?
Cevap:
Bodrum’da kış turizmi ve 12 ay turizm gerçekten çok zor. Çünkü alt yapı çok
kötü, trafik kışında çok yoğun, plansız yapılaşmalar en önemli etkenler. Bu
yapısal sorunlar çözülmeden Bodrum’da sürdürülebilir bir kış turizminden söz
etmek kolay değil. Bunun yanı sıra Bodrum, özellikle kültür turizmi açısından
da henüz yeterli donanıma sahip değil. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen umut
veren gelişmeler de var. 2025 yılında hayata geçen Boat Show, Hotel Show ve
Gastro Marin gibi etkinlikler, doğru şekilde büyütülüp çeşitlendirildiği
takdirde turizme önemli katkılar sunacaktır. Bu tür organizasyonları, sezonu
uzatan ve Bodrum’u yılın daha fazla döneminde canlı tutan önemli adımlar olarak
görmek mümkün.
2025,
BODRUM TURİZMİ İÇİN ÇOK NET BİR UYARI YILI OLDU
Soru:
Sizce 2025 sezonu Bodrum turizmi açısından nasıl bir mesaj verdi, sektöre hangi
uyarıları barındırıyor?
Cevap:
Bence 2025, Bodrum turizmi için çok net bir uyarı yılı oldu. Özellikle yapay
pahalılıktan uzak durmanın, bütçe dengesini doğru kurmanın ve alternatif
pazarlara yönelerek ürün yelpazesini genişletmenin ne kadar önemli olduğunu bu
sezon açıkça gördük. Bununla birlikte umut veren gelişmeler de de yaşandı.
Çin’e uygulanan vize esnekliği ve kruvaziyer turizmindeki artış dikkat çekici
başlıklar arasında yer aldı. Nitekim 2025 sezonunda Bodrum’a 116 kruvaziyer
gemisiyle 138 bin 149 yolcu geldi. Doğru stratejilerle değerlendirildiğinde bu
tablo önemli fırsatlara dönüşebilir. Önümüzdeki dönemde daha gerçekçi, daha
dengeli ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla hareket edersek, hem sektör
hem de destinasyon olarak yeniden güçlenebiliriz.
SEZONA
YÜZDE 10’LUK BİR BÜYÜME BEKLENTİSİYLE GİRİYORUZ
Soru:
2026 sezonuna hangi beklentilerle giriyorsunuz?
Cevap:
2026 sezonuna yüzde 10’luk bir büyüme beklentisiyle giriyoruz. Bu artışı
sağlamak için geçtiğimiz yılın uyarılarını dikkate almak lazım. 2025’ten ders
çıkarmak şart. Yapay pahalılıktan kaçınmak, gerçekçi satış politikaları, Pazar
yelpazesini genişletmek ve doğru bütçelerle bu hedef gerçekleşebilir. Devletin
de bize özellikle tanıtım alanında ve ülkemiz çevresinde yaşanan karmaşalardan
uzak durmak sureti ile destek olması gerekir. Ve hiç ihmal edilmemesi gereken
bir sorun Personel sıkıntısı. Bu sorun asla en sona bırakılmamalı. Maliyeti
düşünüp ihmal ederseniz kötü bir sezon sizi bekliyor demektir.
ALTYAPI
VE GÜVENLİK ARTIK ERTELENMEMELİ
Soru:
Peki, 2026 sezonu öncesinde Bodrum turizmi açısından en acil çözülmesi gereken
başlıklar neler? Yerel yönetimler ve sektör özelinde hangi adımlar atılmalı?
Cevap:
Bu sezon artık su sorunu yaşamak istemiyoruz. Bu konuda belediye ile idari
yönetimin iş birliğinde yürütülen çalışmalar var, umarız başarılı olur. Aynı
şekilde altyapının bir an önce ele alınması şart. Elektrik kesintileriyle
karşılaşmak istemiyoruz, trafik sorununun da çözülmesini bekliyoruz. Aslında bu
sorunlar ülke genelinde yaşanıyor ancak Bodrum dünya markası bir turizm kenti.
Turistin havalimanından oteline kadar güvenli ve huzurlu bir yolculuk yapması,
otelinden çıkıp güvenle alışveriş yapabilmesi gerekiyor. Güvenlik konusu da en
az altyapı kadar önemli. Özellikle yangın önlemleri konusunda istisnasız
denetimler yapılmalı, otellere tanınan yasal süreler içinde eksiklikler
giderilmeli ve bu uygulamalar mutlaka hayata geçirilmeli. Bu yaklaşım, özellikle
yurt dışı pazarlarda Bodrum’a ve Türkiye’ye duyulan güveni artıracaktır.
DEVLETTEN
DESTEKLEYİCİ ADIMLAR ATMASINI BEKLİYORUZ
Soru:
Artan maliyetler ve ekonomik baskılar karşısında, turizm sektörünün devletten
beklentileri neler?
Cevap:
Turizm sektörü zaten ciddi maliyet artışlarıyla mücadele ederken, son yıllarda
vergi ve harç yükünün giderek artması sektörü daha da zorlar hale geldi. Turizm
vergisi, konaklama vergisi, işletme belgesi harçları ve her yıl yenilenen
sertifikalar derken, işletmeler üzerindeki mali baskı her geçen yıl büyüyor. Bu
koşullar altında sektörün temel beklentisi; turizmcinin ayakta kalmasını,
rekabet gücünü korumasını ve sürdürülebilir bir yapı içinde faaliyet
göstermesini sağlayacak destekleyici adımların atılması. Vergi ve harçlarda
yapılacak düzenlemeler, özellikle maliyet baskısının yoğun hissedildiği
dönemlerde sektör için önemli bir nefes alanı yaratacaktır.
VERİMLİLİK
VE KALİTE ODAKLI DÖNÜŞÜM ŞART
Soru:
2026 yılında turizmi geliştirmek ve yeniden büyüme yakalamak için sizce hangi
adımlar atılmalı?
Cevap:
Öncelikle turizmi, 56 sektörü doğrudan etkileyen, yaklaşık 3,3 milyon kişiye
istihdam sağlayan ve ekonomiye güçlü bir döviz girdisi oluşturan stratejik bir
sektör olarak ele almak gerekiyor. Bu nedenle turizme verilecek desteklerin de
bu gerçeklik doğrultusunda planlanması şart. Turizmin gelişmesi ve hizmet
kalitesinin yükselmesi sürecinde kamunun rolü kadar, profesyonellerin ve
işletmelerin sorumlulukları da belirleyici. Günümüzde kitle memnuniyetine
dayalı anlayış, özellikle nitelikli turizm hedefi açısından yetersiz kalıyor.
Bu nedenle bireysel müşteri memnuniyetini merkeze alan, deneyimi
kişiselleştiren yeni bir hizmet yaklaşımına ihtiyaç duyuluyor. Bu dönüşüm
sürecinde yapay zeka destekli sistemler önemli katkılar sağlayabilir. Doluluk
dengesinin sağlanması, verimliliğin artırılması ve sürdürülebilirlik
raporlarının sahada karşılık bulması, sektörün daha sağlıklı bir yapıya
kavuşmasına destek olacaktır. Tüm bu adımların verimlilik odaklı bir yaklaşımla
hayata geçirilmesi, 2026 yılında turizmde güçlü bir toparlanma için önemli bir
zemin oluşturabilir.
BODRUM’UN
GERÇEK GÜCÜ DEĞERLERİNDE
SORU-
Öncelikle yaklaşan sezonun tüm sektör paydaşları için yüzlerin güldüğü, umut
dolu, verimli ve başarılı bir dönem olmasını diliyor; bu keyifli söyleşi için
teşekkür ediyoruz.
Son
olarak, 2025 sezonunun ardından önümüzdeki döneme ilişkin genel
değerlendirmenizi ve Bodrumseverlere iletmek istediğiniz mesajı alabilir miyiz?
CEVAP:
Ben teşekkür ederim. 2025, hepimiz için öğretici bir yıl oldu. Yapay
pahalılığın ve suni algıların turizmi ne kadar olumsuz etkileyebildiğini net
bir şekilde yaşadık. Bodrum’un gerçek değeri rakamlardan çok daha fazlası;
doğası, kültürü, insanı ve misafirperverliği. Eğer bu değerleri koruyarak, daha
sağduyulu ve ortak akılla hareket edersek, Bodrum’un turizmdeki gücünü yeniden
ve kalıcı şekilde ortaya koyabileceğimize inanıyorum. Zorlu geçen bir sezonun
ardından, Bodrum’da daha sürdürülebilir, dengeli ve kaliteli bir turizm
anlayışı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bodrum, her zaman olduğu gibi
misafirlerine güvenli, kaliteli ve keyifli bir tatil deneyimi sunmaya devam
edecek. Tüm Bodrumseverleri, bu güzel coğrafyanın sunduğu değerleri birlikte yaşamak
üzere yeni sezonda da aynı samimiyet, doğallık ve misafirperverlikle Bodrum’da
ağırlamaya bekliyoruz.
Fulya
OMAÇ / Bodrum - MUĞLA
En Çok Okunan Haberler
Haberi Oku

Corendon Airlines’tan uçuşta hareketi teşvik eden Fit&Fly projesi
Noyan Dülek iş birliğiyle hazırlanan video serisi yolculara uçuş boyunca aktif kalmaları için pratik öneriler sunuyor
Haberi Oku

Algoritmaların Ötesinde: Alman Seyahat Uzmanlarının En Çok Tercih Ettiği 10 Destinasyon
Readly’nin analizine göre seyahat dergilerinin kapaklarında öne çıkan rotalar, sosyal medya trendlerinden çok kalıcı seyahat değerlerini yansıtıyor
Haberi Oku

THY, Avrupa'nın En İyi İkram Hizmeti Ödülünü Beşinci Kez Kazandı
APEX tarafından verilen ödül, yolcu memnuniyeti ve uçak içi gastronomi alanındaki başarının bir kez daha tescili oldu
Haberi Oku

Ulusal Turizm Stratejisi, havayolunun turizmdeki kilit rolünü vurguluyor
ADV, uluslararası erişilebilirliği güçlendirecek ve rekabet koşullarını iyileştirecek adımları memnuniyetle karşıladı
Haberi Oku

Zhejiang, uluslararası ziyaretçilere 450 Yuan’a kadar seyahat kuponu sunuyor
Yeni uygulama dijital hizmetleri, indirimleri ve kolaylaştırılmış seyahat deneyimini bir araya getiriyor
Haberi Oku

Zhejiang, uluslararası ziyaretçilere 450 Yuan’a kadar seyahat kuponu sunuyor
Yeni uygulama dijital hizmetleri, indirimleri ve kolaylaştırılmış seyahat deneyimini bir araya getiriyor
Haberi Oku

Flightright Endeksi 2026: Birçok havayolu şirketi hizmet, dakiklik ve tazminatta sınıfta kaldı
Yeni endekste Austrian Airlines zirveye çıkarken Aer Lingus, Air Europa ve Vueling son sıralarda yer aldı
Haberi Oku

AB tek kullanımlık ambalajları yasaklıyor: Türk otellerini de benzer bir dönüşüm bekliyor mu?
Yeni Avrupa düzenlemesi oteller, restoranlar ve kafelerde tek kullanımlık plastik ambalajların kullanımını kademeli olarak sona erdirecek
Haberi Oku

AB, yasaklı havayolları listesini güncelledi
154 havayolu şirketinin Avrupa Birliği hava sahasında faaliyet göstermesi yasak
Haberi Oku

Türkiye, otel hizmet kalitesinde dünyanın en iyileri arasına girdi
Tripadvisor sıralamalarında Türk otelleri Avrupa ve dünya çapında üst sıralarda yer aldı
Haberi Oku

Türkiye ve Suudi Arabistan ulaştırma ve demiryolu iş birliğini güçlendiriyor
Yeni anlaşmalar lojistik bağlantıların geliştirilmesini, demiryolu yatırımlarını ve bölgesel entegrasyonun artırılmasını hedefliyor
Haberi Oku

Türk taraftarların Dünya Kupası ilgisi artıyor
Yandex, yapay zekâ destekli yeni özelliklerle turnuva deneyimini genişletiyor
Haberi Oku

Air Astana Kıbrıs ve Çin uçuş ağını genişletiyor
Larnaka’ya başlayan yeni seferler yaz sezonunda Kıbrıs’a erişimi artırırken Guangzhou hattı Çin bağlantılarını güçlendiriyor
Haberi Oku

America Unlimited: Dünya Kupası'nın ABD turizmine etkisi beklentilerin gerisinde kaldı
Yüksek fiyatlar ve zayıf rezervasyon performansı, turnuvanın turizme katkısına ilişkin soru işaretleri yaratıyor
Haberi Oku

Airbus ve Lufthansa Group 50 yıllık iş birliğini yeni anlaşmalarla güçlendiriyor
Lufthansa yıl içinde 700'üncü Airbus uçağını teslim almaya hazırlanıyor
Haberi Oku

DTV, turizm altyapısı için uzun vadeli finansman çağrısında bulundu
Almanya'da turizm stratejisinin kalıcı yatırımlarla desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor
Haberi Oku

Guadalajara, 2026 FIFA Dünya Kupası ile küresel vitrine çıkmaya hazırlanıyor
Meksika'nın kültür başkenti, futbol mirası ve zengin turizm ürünleriyle Dünya Kupası ziyaretçilerini ağırlayacak
Haberi Oku

WTTC: EES kaynaklı sınır gecikmeleri Avrupa turizmini olumsuz etkileyebilir
Yeni araştırmaya göre uzun bekleme süreleri 41 milyon ziyaretçi ve 45,4 milyar dolarlık harcamayı riske atabilir
Haberi Oku

Kültürel miras turizmi 2031’e kadar 888 milyar dolara ulaşacak
Yerel deneyimlere yönelik ilginin artması kültürel miras turizmini küresel seyahat sektörünün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline getiriyor
Haberi Oku

Türkiye kruvaziyer turizminde büyüme ivmesini sürdürüyor
Sektör temsilcileri güçlü rezervasyonlar, artan uluslararası talep ve yeni yatırımlarla 2026 sezonundan umutlu
Haberi Oku

2026 yazında tatilcileri yeni kurallar bekliyor
Uçuşlardan otopark uygulamalarına kadar birçok değişiklik seyahatleri etkiliyor