BAZI ŞEYLER HİÇ DEĞİŞMEYECEK
Memleket ahalisinin canı çıksa dahi çıkmayacak çok hassas huyları var. Tümü ile genlerimize işlemiş durumlar bunlar. Örneğin trafik de kavga etmek , kadın erkek fark etmez en müstesna geleneklerimizden. Banka kuyruğunda kaynak yapma konusunda ise olimpiyatlarda ayrı bir dal oluşturulsa tüm altın madalyaları silip süpürecek kadar profesyoneliz. Ayrıca maç sonrası ortalığı Mogadişu sokaklarına çevirip kabile çatışmalarına sahne etmek yine bu güzel ülke insanlarına mahsus meziyetlerden . Gerçi şu ana kadar herhangi bir takım taraftar gurubunun kafa derisi yüzdüğü ya da , karşı takım taraftarlarından birini ızgara yapıp yediği görülmüş şey değil ama , olmama ihtimalide yok , dün ( GS & FB Derbisi ) İstanbul sokaklarında olanları milletçe ibretle izledik. İzledik diyorum da boş konuşuyorum yine , canım izlememek mümkün mü ? , nevi şahsına münhasır basın organlarımız sayesinde izlenmedik , haberi verilmedik bir bizim ev kaldı vesselam. Bu ülkede efendim Turizm yapılıyormuş , bilmem kaç milyar dolar geliri varmış bu işin , on binlerce insan bu meslekten para kazanıyormuş , yan sanayi , tedarikçiler , üreticiler filan hak getire , kimin umurunda , sen haberi şişir ver alttan dolgun sesli spiker vasıtası ile , gerisini düşünmene gerek yok , altta kalanın canı çıksın .
Bunlar tüm halkımıza mal olmuş genel özellikler. Birde biz turizmcilerin yıllardır değişmezse değişmezleri var. Öyle ki bunlar sanki gelenek haline gelivermiş yıllar boyunca. Kısaca onlara da değinelim isterseniz.
Mesela bahçede kepçe , restoran da boyacı , çalışırken otel açılışı yapmak biz Türk otelcilerinin dünya turizmine kazandırdığı müstesna değerlerden. Check in yapan misafir bel boy eşliğinde odaya girdiğinde marangoz işini yeni bitirmiş , tesisatçı klozeti henüz monte etmiştir.
Sonra sadece kendi ana dilini konuşabildiği için misafir ilişkileri müdürlüğü başta olmak üzere bir çok departmanda yöneticilik yapan yüzlerce yabancı uyruklu insan yine bizim otellerimizde çalışıyor. Çalışıyor da kendi dili dahi olsa ne kadar düzgün kullanıyor kimin umurunda acaba.
Aramızda housekeeping departmanını ‘’havuz kipink ‘’ diye telaffuz eden otel sahipleri mevcut olmakla beraber , ilk tesis açılışında Housekeeper’ı havuz bakımı yapan görevli zannedenini de bizzat tanıdım.
Ha o mu evet eskiden benim elemanımdı , odamı müdür olmuş diye başlayan küçümseyici tavır yirmi yıl öncede vardı şimdide , ve tüm hızıyla kulakları çınlatmaya devam ediyor otelcilik dünyasında.
Geçen makalemde yazmıştım ama dayanamayacağım yine bahsini geçirmem lazım. Dünyanın en kolay terfi alınan otelcilik sistemi de yıllardır bize ait . Bunu daha da sistematik hale getirip dünyada pazarlayabileceğimize bile gönülden inanıyorum.
Turizm tanıtımına yeterli destek vermeyen hükümetler ben çocukken de vardı , hala var ve kuvvetle muhtemel gelecekte de olacak.
Kaçak içki sanki yeni bir şeymiş gibi son yıllarda popülaritesi arttı . İnanmayın geçmişi çook daha eskilere dayanıyor bu haylazlığın , bilenler bilir.
Yabancı dil konuşamayıp tüm özgeçmişlerini arkadaşlarına İngilizce , almanca v.s. yazdıran arkadaşlarımız evvel zaman öncede vardı şimdide.
Eskiden de istihdam öncelikli problemdi , şimdi de . Gün geçtikçe de katlanarak büyüyor v.s. .
Hepsi bu kadar değil elbette , aklıma gelen onca şeyden seçtiklerim bunlardı . Sanırım bu konuyu daha fazla irdeleyip ayrı bir yazı konusu yapmak gerecek.
AKDENİZ , EGE , KIBRIS , MARMARA
Fuarlardan gelen iyi haberler , global krizin hafiften de olsa etkisini azaltması , Alman , Rus , İngiliz v.b.pazarlarındaki yükseliş sezonu biraz erken açmamıza mı neden oldu ne . Güneyde herkeste tatlı bir telaş bir heyecan sormayın gitsin. Tesislerin bir kısmı küçük tadilatlarla , bir kısmı da büyük değişiklikler ve eklemeler ile sezona hazırlanıyor. Bir koşuşturmacadır sormayın gitsin. Antalya her zamanki gibi , daha mağrur , daha hazır , daha güvenli kendine . Eskisi gibi yeni açılan çok fazla tesis yok . Bir kısmı el değiştirdi , diğer bir kısmı isim. İmaj tazelemek bu aralar çok popüler. Yeni markalar ve yeni zincirler görmek olası bu aralar.
Fethiye ve Marmaris kısa sezonlarından dolayı farklı bir yapıya sahipler. İstihdam yönetici düzeyinde de olsa en büyük problemlerinin başında geliyor. Yat turizmi bu bölgeler için çok önemli . El değiştiren tesisler var , bu tür yenilenmeler bu bölgeler için yeni fırsatlar yaratabilecek gibi gözükmekte. Birkaç yeni açılacak tesis sezona yetişmeye çalışıyor . Allah yardımcıları olsun , zira işleri hiçte kolay değil.
Eskiden Bodrum yaz sonu ölü şehir görünümüne bürünürdü . Şimdilerde de sakin ama eskisi gibi değil elbette. Artık yaz kış bodrumda yaşayan çok sayıda insan var. Son zamanlarda popüler olan butik otel trendi Bodrum da daha bir kabul görmüş gibi. Halen hizmet vermekte olan bir çok butik tesisin yanı sıra , inşaatı tamamlanmakta olanlarda sezonu yakalamaya çalışıyor. Bunlardan birçoğu uluslar arası markalar. Ancak diğer bazı Antalya markaları da ikinci , üçüncü tesislerini açıyorlar bu dünya güzeli şehirde.
İzmir in şirin ilçesi Özdere’nin ise geleceği parlak gibi gözüküyor. Geçenlerde açılan Spa ağarlıklı tesisin yanı sıra bu yıl da yeni ve oldukça iddialı bir otele kavuşacak Özdere’ liler. Kuşadası yerinde sayıyor gibi doksanlarda bir yerlerde takılmış kalmış gibi geldi bana , acilen birilerinin bu güzel beldeye el atması gerekir.
EMITT de KKTC nin yaptığı iddialı çıkartmayı görmemek mümkün değildi. KKTC Turizm Bakanlığının standı ile birlikte , yerel acentaların da çabaları hiç de azımsanmamalı. Yakın zamanda bir çok yeni tesise kavuşan yavru vatan , görüldüğü kadarı ile Turizme yatırım yapmaya başladı. Turizm tanıtımına KKTC tarihinde ilk kez iki yıl önce bütçe ayrıldı ve hala bu kampanya devam ediyor. Kumar turizmine endeksli gibi görünen ancak azda olsa tatil amaçlı gelen turistte artış yakalayan KKTC biraz daha efor sarfetmeli. Güney Kıbrıstan hiçbir eksiği olmayan ve hatta fazlası olan bu Akdeniz in ortasındaki cennet gelişime açık , yatırımı hak eden bir destinasyon.
Bursa da bir şeyler oluyor. Gün geçtikçe şehirdeki beş yıldızlı tesis sayısı artarken , bir çok yeni projede başlamak üzere. Alışveriş merkezleri , geniş ve güzel caddeleri , kafeleri , barları ile mükemmel bir şehir görünümü veren Bursa , Uludağ daki tesisleri , Mudanya sı ve Yalova sı ile birlikte metropol ve tatil beldesi konumunu güçlendiriyor.
Memleket güzel , memleket büyük ve bu ülkenin her karış toprağında mükemmel insanlar yaşıyor. Önce kendimiz keşfetmeli ardından becerebildiğimiz kadar yerliye , yabancıya anlatmalıyız. Her birimiz gönüllü turizm elçisi rolünü hiç beklemeden üstlenmeliyiz. Zira bu ülkenin geleceği büyük ölçüde Turizm’de.
Saygılarımla
Emir HEPOĞLU
emirhepoglu@yahoo.com |