Tourexpi: Havasu kampının sınırlarını oldukça geniş olduğunu söylüyorsunuz. Havasu Camp Hotel nerde başlıyor, nerde bitiyor? Tesisin etrafında bir duvar veya tel örgü görünmüyor?
N.S: Buranın en önemli hedefi, insanla doğa ve bugünle dün arasında bir füzyon sağlamak. Bu füzyon esnasında ortaya çıkan enerji ve duyguları tel örgülerle sınırlamamalısınız. Dolaysıyla, tesisimizin etkin sınırlarını şöyle tanımlayabiliriz; Yukarıdaki gök kubbesi, aşağıdaki toprak ana, kuzeydeki Bey dağları, güneydeki Akdeniz’in derinlikleri, batıda Phaselis ve doğuda Kumluca sınırları. Üstelik antik Likya yolunun tam üstündeyiz, tarihte bu kadar önem taşıyan bir yolu, bir tel örgüyle sembolik de olsa kapatmak istemedik.
Tourexpi: Havasu’yu ne zaman ve hangi şartlarda kurdunuz?
N.S: 2004 yılından önce İstanbul’da yaşıyorduk. Eşim Haluk, demir çelik sanayisinde çalışıyordu, ben Marmara Üniversitesi İktisat mezunuyum. İstanbul’un yoğun stres ortamından, doğal olmayan gürültü kulisinden, görüntü kirliliğinden ve iş hayatının yoğun temposundan birkaç günlüğüne kurtulmak için gelmiştik buralara. Birkaç gün dinlenip gidecektik. Ama buradaki Hava, buradaki su, buradaki huzur ve sessizliğin sesi bizi derinden etkiledi, hayatımıza yeni bir yön verdi.
Tourexpi: Sessizliğin sesi?
N.S: Mutlak sessizlik ancak hayatla bağ koparsa yaşanır. En sessiz ortamda bile kan akışınızı duyarsınız. Dinlendiren sessizlik ise, doğanın sessizliğidir. Denizdeki dalgaların veya rüzgârın sesi gibi, bu gibi sesler burada doğanın bir senfonisini sunuyorlar.
Tourexpi: Burada sıcacık bir yuva havası var, amaç dinlenmek mi?
N.S: Burada turist, otel, yönetim, personel, müşteri veya resepsiyon, kayıt, işlem, önbüro diye bir şey yok. Bu sıcacık atmosferde bir büyük aile oluyorsunuz. Bu duyguları doğa, sanat ve tarihle birleştiriyoruz. Dinlenmeye gelince, burada pasif değil, aktif dinlenme var. Siz fark etmeden doğa size Detox uyguluyor. Bahçemizden gelen organik gıdalar, doğanın sesi, ortamın oksijeni, yürüyüşlere davet eden doğal ve tarihi güzellikler ve daha birçok doğal etken, ruhunuzu ve bedeninizi arındırıyor.

Tourexpi: Yürüyüşler dışında burada neler yapılabilir?
N.S: Aslında tesisimiz insanlara ve belirli özel gruplara ilham veriyor. Bizim işletmeci olarak fazla bir şeyler teklif etmemiz gerekmiyor. Yinede felsefemize uygun olarak zaman zaman sanat kursları, binicilik, okçuluk gibi spor faaliyetleri, dalgıçlık, oltayla balık avlanma ve müzik akşamları gibi kimi faaliyetleri sunuyoruz ama bunların hepsi misafirlerin arzusuna kalmış elbette.
Tourexpi: Tesisimiz belirli özel gruplara ilham veriyor dediniz, ne anlamda?
N.S: Özellikle Avrupa’dan bizi talep eden yoga ve meditasyon grupları, derin deniz balık tutma grupları, avcı grupları, yürüyüş grupları ve özellikle resim sanatlarıyla ilgilenen grupları bizi arıyorlar. Bu grupların birinci tercihi olduk. Bize önceden haber veriyorlar ve biz gerekli altyapıyı hazırlıyoruz. Neticede burası yüzlerce insanın yarattığı stresin hüküm sürdüğü bir “seri üretim ve fast food tarzı tatil fabrikası” değil. Tesisimizde 13 oda ve en fazla 35 yatak var. Yani tam bir Slow Vacation tarzı dinlenme yeri.
Tourexpi: Slow Vacation?
N.S: Burada kol saatine ihtiyaç duymazsınız. Saatin önemi kalmıyor. Beş yıldızlı bir otelde bile günde an az 30 kere saate bakarsınız; yemek saatleri, animasyon saatleri, oda temizlik saatleri, açık büfe saatleri, eğlence saatleri vs. Bu başlıca bir stres faktörüdür. Buradaki temponuzu tamamen sizin bedeniniz, ruhunuz ve doğa belirliyor. Burada yapılan bir haftalık gerçek tatil, en az 4 – 5 haftalık otel tatiline bedeldir. Zaman kavramı önemini yitiriyor. Bunun için çok güzel örnekler var; Birçok kez yoldan geçen yolcular, yorgunluktan bir gece burada kalmak istemişler ama 7 gece sonra istemeyerek ayrılmışlardır.
Tourexpi: Bütün tesis ağırlıklı olarak ahşap malzemeden yapılmış ve hepsi tek katlı, üstelik “ağaç evler” de var. Tesis orman, dağ ve deniz ortamına çok güzel uyum sağlamış. Bunlara rağmen sanat eserleri sergiliyorsunuz.
N.S: Sanat ve sanat eserleri, gerçek tatil ve arınma için bir katalizatör görevi görüyor. Söylediğim gibi, bize gelen özel sanatçı gruplarının yanı sıra, kendim de sanatla iç içeyim. Ufak bir sergi salonumuz da var, oradaki kimi eserler bana ait. Zaten ben de zaman zaman resim kursları veriyorum. Ama doğrusu, asıl sanatçı kimliğim mutfakta ortaya çıkıyor. Buranın yemekleri benden sorumlu. Kamp odalarımız ve lokantamız tamamen Rusya’dan ithal edilen ahşap malzemelerden yapıldı. Bu alanda tek bir ağacın kesilmesine izin vermedik, daha sı, kendimiz bu alana 1.000 kadar badem ağacı diktik.
Tourexpi: Burada fazla personel göremiyorum?
N.S: Haklısınız, öncelikle eşim Haluk ve ben çalışıyoruz, annem de kimi zaman bize yardım ediyor. Oğlum da zaman buldukça bizimle beraber çalışıyor, bunun dışında çok az personelimiz var. Yani misafirlerimiz ve biz, büyük bir aile oluyoruz.
Tourexpi: 2008 sezonu sizin açınızdan nasıl geçiyor?

N.S: Bu sene istikrarsız bir sezon yaşıyoruz. Kimi zaman onlarca kişiye yerimiz kalmadı derken, bugünlerde çok az misafirimiz var. Bir de tabi geçen hafta içindeki orman yangını bizi etkiledi. Her ne kadar yangın bizden 15 km uzakta olsa da, misafirlerimiz gelmekte tereddüt ettiler. Ama bizi asıl üzen elbette yangının kendisi oldu. Biz de yöre halkıyla ve yangınla mücadele ekipleriyle bir olduk ve elimizden geldiği kadar yangın söndürme çalışmalarına katıldık.
Tourexpi: Avrupa’dan yoga grupları, sanatçı grupları ve avcı gruplarının sizi doğrudan aradığını söylediniz. Türkiye’den de benzer grup talepleri geliyor mu?
N.S: Elbette, son olarak bir satranç kulübünü ağırladık ama bunun dışında sadece bayanlardan oluşan gruplar, yürüyüş ve arkeoloji grupları ve daha birçok grup bizim misafirimiz oldu ama biz elbette sadece gruplara hitap eden bir mekân değiliz, misafirlerimizin halen çoğunluğu münferit rezervasyon yapan kişilerden oluşuyor.
Tourexpi: Odalarınız sade ama fonksiyonel tasarlanmış, ekstra bir lüks yok.
N.S: Bu doğru, odalarımız son derece temiz ve kullanışlıdır, ama büyük otellerin aksine, bizim misafirlerimiz gerçekten sadece uyumak ve duş almak için odalarına gidiyorlar. Etrafta yapılacak o kadar güzel şeyler var ki, her odada çok büyük ekran bir LCD televizyon olsaydı bile, kimse açmazdı.
Tourexpi: Buraya yatırım yapmak ne kadar cesaret istedi?
N.S: Öncelikle biz burayı sadece ticari bir yatırım olarak görmüyoruz. Zira eşim ve ben de burada yaşıyoruz. Burası bizlere yaşamı, doğayı ve insanları tekrar sevmeyi öğretti. Diğer taraftan büyük bir cesaret gerektirmedi diyebilirim. Artık her sınıf insanın rekabet ortamında başarılı olabilmesi için yılda en az bir veya iki kere zihinsel ve bedensel bir ‘sıfırlamaya’, yani yabancıların deyişiyle “mental reset”e ihtiyacı var. Buranın sosyal ve ticari anlamda başarılı olacağından hiç şüphemiz olmadı.
Tourexpi: Burada özellikle kimleri misafir olarak görmek isterdiniz?
N.S: Herkesi. Burada herkes için çok çeşitli dinlenme imkânları ve aktiviteler var. Ama özellikle şehirlerin ve iş hayatının yoğun temposundan kurtulup, doğal bir Detox yaşayarak huzur bulmaya çalışanları ısrarla bekliyoruz.
Tourexpi: Son olarak, bu kampı nasıl tanımlarsınız?
N.S: Burayı sözlerle tarif etmek zor, zira sözler sadece kulağa, yani bir duyuya hitap eder. Burası her insanın muhakkak kimi zaman çocukluğunda yaşadığı o sıcacık anları tekrar hafızasına getirdiği bir yer. Havasu, zamanın durduğu, tarih ve doğanın bambaşka anlam kazandığı bir yer. Bizi biraz daha yakından tanımak isteyenlerin mutlaka internet sayfamızda kısa bir geziye çıkmasını tavsiye ediyoruz. Sadece internet sayfamızda bizi tanımaya çalışanlar bile sıcacık ve samimi duygulara kapılıyor. Bir de burada bunları bire bir yaşadığınızı düşünün.
Havasu Kamp - Otel
Antalya, Kumluca-Mavikent
+90 242 886 72 99
Mail: info@havasucamp.com www.havasucamp.com |