Öncelikle Ali Babacan’ı Turizm camiasının gündemine taşımak istiyorum. Ali Babacan’ın konuşmalarına hiç dikkat ettiniz mi bilmem.
Ali Babacan yapmış olduğu bir konuşmada Ülkemiz ekonomisinin ve süregelen sürecin farkında bir tavırla ’’Artık sanayi istihdam yaratmıyor, istihdamı hizmet sektöründe aramalıyız’’ diyor. Çok yerinde cümleler bunlar…
Tam da bir Turizm Bakanına yaraşır cinsinden. Sayın Babacan her şeyin farkında olarak güçlü oturuyor koltuğunda ve diyor ki.’’ Evet cari açık artıyor ama biz yatırım malzemesi alıyoruz. Cari açıktan doğan farkı yabancı sermaye ile dengeliyoruz.’’ Yine Bakan ekliyor.’’Biz borcumuzla yatırım yapıyoruz, Yunanistan gibi borçla karnımızı doyurmuyoruz.’’
Ve Yine Bakan uyarıyor.’’Çağın gereklerine göre ticaret yapmalıyız. Malın üzerinde mutlaka etiket olmalı. Etiketsiz ürünler yabancı Turisti kaçırıyor. Esnaf kişiye göre fiyat uygulaması yapıyor,bu da güvensizliğe neden oluyor’’
Vay be dedim içimden Tam bir Turizm Bakanı…
Turizmin ve sorunlarının bilincinde
Üniversite yıllarında hep anlatır tartışırdık. Kamu İktisadi Teşebbüsleri özelleştirilmeli derdik. Devlet ticarette aktif rol oynamamalı, devletin ekonomideki payı küçülmeli,devlet denetleyen ve reel sektörü destekleyen güç olmalı derdik.
Bu sürecin popülist yaklaşımlarla gecikmesinin sonucunda Türkiye çok ağır bedeller ödedi.Yaşadığımız bütün ekonomik krizlerin altında bu popülist yaklaşımlar yatmaktaydı.
Tekel İşçilerine Bakın. Özel sektörde bir kurum kapandığında işçiler işten çıkarıldığında kanuni süreç normal işliyor. Hiçbir şirketin kapısında açlık grevi yapan işçi göremiyorsunuz. Ama söz konusu işten çıkartmalar kamu kurumlarında gerçekleştiğinde dünya yıkılıyor.
İşte Ali Babacan bu sürecin farkında. Devletten işveren olmayacağını biliyor.
Diyor ki; ’’Devletin ekonomideki rolü azalmak zorunda. Sanayi eskisi gibi istihdam yaratmayacak, doğal olarak istihdamı hizmet sektöründe aramalıyız. Hizmet kalitemizi arttırmalı, güvene dayalı ticaret yapmalıyız.’’
Peki özelleştirmelere devam etmezsek ,kurumları daha çok devletleştirseydik ne olurdu.
Daha çok adam kayırma, popülist yaklaşımlar ile daha çok gereksiz istihdam; Ülkenin ve Türk milletinin sırtına daha çok yük binerdi.
Tıpki bu gün işten çıkarılan ve kanuni haklarını almalarına rağmen haksız yere meydanları dolduran Tekel İşçilerine desteklerini açıklayan CHP ve MHP gruplarının popülist yaklaşımları gibi…
Devlet dairelerinde öğleden sonra 14:30’da iftar açmaya evine giden bankamatik işçisi asalakları çok gördü bu ülke.
Ama artık ne ülke ne de ekonomi bu süreci kaldırmıyor.
Ve bu noktada Ali Babacan Turizm Bakanı edasında işte yolu gösteriyor
“ Hizmet Sektörü ve Turizm.’’
Gelelim diğer Bakan Kültür ve Turizm Bakanı Sn Günay’a;
Hani derler ya bazen çok iyisin ama iyi olmak yetmiyor ‘’diye. Evet iyi olmak gerçekten yetmiyor Sn Ertuğrul Günay.
Yaşanan süreçte AK partinin diyetinin hala bitmediği anlaşılıyor. Geçen yıllar içerisinde değişen pek bir şey olmadığını görmek şahsımı ve bir çok sektör mensubunu inanın çok üzüyor.
Törenlere, davetlere katılmanız, ödüller-plaketler dağıtmanız inanın sektörün yanında olduğunuzu göstermesi açısından çok güzel; Fakat asıl sorun ‘‘yetmiyor.’’
Açıklamalar yapıyorsunuz. ‘’Antalya Turizmin Başkenti olmayacak. Bu bölge yatak kapasitesine doydu.Turizmi çeşitlendirmemiz gerekiyor.’’
Siz bu açıklamayı yaparken Antalya bölgesinde kışın yükselen otel inşaatlarından rahatsız olan otel misafirleri otel şikayet sitelerine inşaatlardan duydukları rahatsızlıklarını yazıyorlar.
Siz hizmette kalite rekabet gücümüzde olmazsa olmaz etken derken, Sektörün eğitimli kadroları markette tezgahtarlık yapıyor.
Siz kültürel değerlerimizi sergileme fırsatı bulabilirsek 50 Milyon Turist görebiliriz derken müzelerimizden, saraylarımızdan tarihi eserlerimiz çalınıyor.
Gelinen noktada Kültür ve Turizm Bakanlığımızın üstündeki bürokrasi yükünün altında ezildiği, Turizm Sahasında aktif rol alamadığı ,ödül törenlerinde ödül veren makam konumundan ileri gidemediği açık net ortadadır. Mevcut sıkıntıların hala devam etmesi bunun en büyük gerçeğidir.
İl Kültür Turizm Müdürlüklerinde Eğer hala bugün yabancı dil bilmeyen devlet memurları mevcut ise; Turizm danışma noktaları hala bugün lise öğrencisi gençlere bırakılıyorsa bırakın gerisini siz düşünün. Kültür ve Turizm Bakanlığının sektördeki etkisini buradan ölçebilirsiniz.
Uluslararası boyuttaki otel şikayet sitelerine bakın.Otel değerlendirmesinde ‘’otelde iletişim kurabileceğimiz yabancı dil bilen personel yoktu ‘’şikayetini acaba Sayın Bakan görmüyor mu?
Buyurun size iki farklı Bakan. Biri sanayinin artık eskisi kadar istihdam sağlamayacağının farkında, ekonomik kalkınma ve istihdam için Turizm Sektörünü işaret ediyor ve oyunu kuralına göre oynamamız gerektiğini söylüyor. Diğeri ise ödül törenlerinde alkış tutmakla, ödül vermekle yetiniyor.
Buradan uyarmak istiyorum. Sorunları geçiştirirseniz, çözüm amacı ile sorunların üzerine gitmezseniz bir gün o sorunlar bugün olduğu gibi başınıza bela olur.
Sevgi ile Kalın,
Turgay GENÇ |