Almanca
İngilizce
Rusça
Ispanyolca
Türkçe
Kullanıcı Adı
Şifre
Arama :  
  Buradasınız : Türkçe / Tayland
TUi Ticket Shop
Tourexpi Üye Otel
Kempinski Hotel The Dome
Harika bir kumsalın önünde, Golf ve Spa konseptiyle konforun ve rahatlığın tanımını yeniden...
Uluslararası
Uluslararası
Turizm Haberleri
Söyleşi
Basın Bildirileri

Türkiye
Türkiye
Oteller
Turizm Haberleri
Rehber
Söyleşi
Söz Uzmanın
Otel Değerlendirme
Türkiye Resimleri
Basın Bildirileri

Tayland
Tayland
Turizm Haberleri
Söyleşi
Söz Uzmanın
Tayland Resimleri
Basın Bildirileri

Mısır
Mısır
Turizm Haberleri
Söyleşi
Söz Uzmanın
Mısır Resimleri
Basın Bildirileri

Hint Okyanusu
Hint Okyanusu
Turizm Haberleri
Söyleşi
Söz Uzmanın
Resimler
Basın Bildirileri



Hüseyin BARANER



Adil GÜRKAN



Mehmet PERÇİN



Oktay Köylü



Selahiddin Akkuş



Necdet UZUN



Hanifi ARAZ



MEHMET ALİ DİM



Y. DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN



IŞIK YARGIN



Ömer DİNÇER




GDO’LU (TRANSGENİK-FRANKEŞTAYN) ÜRÜNLER
09. Aralık 2009, 09:06
Son günlerde tüketicilerin GDO’lu ürünler hakkında bilgi kirliliğiyle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Tarım ve gıdadan bihaber kişiler ahkâm kesip duruyorlar. Tabi söz verilirse bazen konu uzmanı yetkili ve yetkisiz kişiler de yorum yapıyor, ancak konu uzmanlarının ihtiyatlı söylemlerine karşın, bu tür ürünler hakkında bilgisi olmayanlar daha fazla seslerini duyuruyor.

Pazaryerlerindeki satıcılar her türlü sebze ve meyvenin etiket bilgisine “GDO’ suzdur” yazıp bangır bangır bağırıyorlar. Sebze ve meyve resimleri bilgisayar ortamında değiştirilerek ne olduğu belirsiz bir görünüm verilip internet ve medya aracılığı ile milyonlara ulaştırılmak suretiyle tüketicilerin kafaları karıştırılıyor.

 

Bugüne kadar hiçbir sebze ve meyvenin GDO lu olduğuna dair herhangi bir bulgu ve belgeye rastlanmamıştır. Tarla bitkilerinden  GDO lu olduğu bilinen Mısır, Soya, Kanola ve Pamuğun ise yıllardır denetimsiz olarak sınır kapılarından girip onlarca sektörde ham madde olarak kullanıldığı bir gerçektir. Dolayısı ile bu sorun yeni olmayıp yılların birikimidir.

 

Konuyu takip edenler hatırlayacaktır; Hibrit (Melez) tohumların da uzun yıllar AB ve tarımda ileri ülkelerde kullanımları serbest olup teşvik edilmelerine rağmen yasal yollardan yıllarca ülkemize girişi engellendi. Bazı kişiler bu sebze tohumlarını elbiselerinin ceplerinde getirip tane ile satarak çok yüksek paralar kazandılar.

 

Zaman içerisinde bu tohumların girişi ile ilgili yönetmelikler hazırlandı. Kayıt altına alındı ve günümüzde ithalatının serbest olduğu gibi bizim tohum firmalarımız da hibrit tohum üreterek hem iç pazarda, hem de dış pazarda 30 a yakın ülkeye ihracat yapıp dünya piyasalarına hakim firmaların tekellerini kırarak kıyasıya rekabetin içerisinde yerlerini aldılar.

 

Kısaca anlatmak gerekirse Hibrit (Melez) tohumlar doğal olup aynı cinsten iki farklı ürün üzerinde çalışılıp daha verimli bir çeşit elde edilerek üretilmiştir. GDO da ise tohumların genleri ile oynanıp bitki dışında başka  organizmaların genleri karıştırılarak  insan sağlığı üzerinde ne tür olumsuz etkiler yapacağı şaibeli bir tohum elde edilmiştir.

 

Ülkemizin tarımsal potansiyeli dikkate alındığında GDO lu ürünlere ihtiyacımızın olmadığı görülecektir. Bu ürünlerin tartışmasını dünyada açlık sorunu olan Afrika ve tarım ülkesi olmayan ülkeler yapsınlar. Açlıktan ölmek mi, GDO lu ürün yemek mi bu onların sorunu. Kalıcı tarım politikaları izlenirse Hibrit tohumlarla üretilen her türlü sebze ve tarla bitkileri ülke nüfusumuzun beslenmesine yeter ve artar bile.

 

Peki dünyada milyonlarca hektar alanda üretilip pazarlanan GDO lu ürünler hakkında bizim bilim adamlarımız hiç bir çalışma yapmasınlar mı?.Elbette bizim genetik uzmanı bilim adamlarımızın da bu hususta çalışma yapmaları teşvik edilmeli ve milyarlarca dolarlık bu pazarda ulusal çıkarlarımız dikkate alınarak alıcı olarak değil de satıcı olarak söz sahibi olmamız sağlanmalıdır.

  

GDO lu ürün pazarı yurdumuzda olduğu gibi diğer ülkelerdeki tüketiciler tarafından da tüm engelleme ve gösterilere rağmen her geçen gün büyüyor. Tüketiciler bu ürünleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dolaylı veya dolaysız olarak  tüketeceklerinin haklı  endişesini taşıyorlar. Örnek vermek gerekirse. Mısır; hayvan yemi, yağ, un ve şeker olarak, Soya; un, yağ ve birçok gıda ürünlerinde karşım  olarak, Kanola da yine yağ olarak günlük gıda ihtiyacımızın karşılanmasında, Pamuk ise giysilerimizde yaşantımızla iç içe durumdadır.

 

Biz tüketiciler birliği olarak tüketicilerimizin bilgilendirilmesi adına genetik uzmanlarının görüş açıklamalarının yararlı olacağına inanıyor, yetkisiz ve konu uzmanı olmayanların ise bilgi kirliliğine sebep olmamalarını istiyoruz. GDO lu ürünlerin sağlığımız üzerindeki şaibeleri netleşinceye kadar da  Ülkemize girişine kesinlikle izin verilmemesini, yetkililerden de Hibrit (Melez) tohumla üretilen her türlü gıda ürünlerinin yetiştirilmesinde ülkemiz kaynaklarının en randımanlı şekilde değerlendirilmesini bekliyoruz.

 

Sebahattin EMÜL

Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi

Tarım ve Gıda Komisyonu Sorumlusu

  Yazarın Diğer Yazıları
 GDO’LU (TRANSGENİK-FRANKEŞTAYN) ÜRÜNLER
Lütfen "GDO’LU (TRANSGENİK-FRANKEŞTAYN) ÜRÜNLER" ile ilgili yorumunuzu buraya yazınız:
  
*tourexpi.com, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.


Haberler, Dünya Turizm Haberleri, Otel Tanıtım Sayfaları, Tatil Resimleri, Turizm Sektörü, Türkiye, Mısır, Tayland, Rusya, Almanya, Antalya, Ege Akdeniz Turizm Haber, Turizm Yorum