Kazanın olduğu yer Alanya’ya 12 km mesafede Konaklı Turizm Merkezi. Öğle saatleri etrafta araç da az, insan da. Otelin bahçesinden duyulan sese başlar döndüğünde havalanmış insan vücudu. Refleks olarak 112 Acil saniyeler içinde görevlilerimiz tarafından arandı. Kazanın olduğu noktada kazazedelerden biri kan revan içinde yol kenarında, aracın içinde sıkışmış olan kazazede yaşam ve ölüm arasında, havaalanına uçaklarına yetişecek olan ve kazaya sebebiyet veren aracın yaralıları şaşkındı. Kazazedeler bir tur firmasının çalışanları idi, Alanya’daki bürolarına, Konaklı Belediyesine itfaiye için, Jandarmaya haber eş zamanlı verilmişti.
Alanya’dan büro yöneticileri geldi, İtfaiye geldi, Jandarma geldi, Polis geldi, çevre ahalisi ve otel misafirlerinin tamamı geldi ama 112 den Ambulans bir türlü gelemedi. Birden fazla Ambulansa ihtiyaç vardı aradığımız hastaneler Ambulanslarının başka vakalarda olduğunu söylüyorlardı.
Bir gün sonrasında ATSO tarafından düzenlenen bir paneldeydim. Turizmin Ticarete Etkileri Kıyı ve Kültür Turizminin Bölge Ekonomisine Yansımaları tartışıldı.
TOBB Başkanımız Hisarcıklıoğlu Panel açılışında yaptığı konuşmada, ülkeye gelen turist sayısının her geçen yıl artmasına karşılık turist başına düşen gelirin her yıl azaldığına dikkat çekti. Hisarcıklıoğlu, turizm gelirlerinin artırılması için sektörde faaliyet gösteren girişimcilerin birlikte hareket etmeleri ve markalaşmaya gitmelerinin zorunlu olduğunu söyledi. Markalaşmadan kastı ülke ve kentin marka değerinin yaratılması idi.
ATSO Başkanımız Çetin Osman Budak’ın konuşmasının omurgasında “yapısal sorunlarımız ve marka destinasyon olamamamızın” son derecede isabetli nedenleri vardı.
Sanırım Ambulansın geç gelmesi de bu nedenlerin sonuçlarından sadece biriydi. Antalya’da iş yapanların yani bizlerin son yıllarda kafamızın dank! ettiği bir olgu var ki kentlerin pazarlanması zira Antalya’nın ekonomisi küresel dünyayla alakalı işlere dayalı. Pazarlama denilince tüketicinin ihtiyaçlarına cevap verecek değerler bütününden bahis olunduğunu bunu karşılayacak kavramın da marka olduğunu biliyoruz. Biz bugüne kadar hep değer pazarlaması yapa geldik. Yani Antalya’nın öncelikle doğal ve çok önemseyerek tarihsel, sosyal, kültürel değerlerini pazarladık. Hazırdan yedik özetle. Küresel dünya sunulan ürünün küresel ekonomiye sağladığı faydayla da ilgileniyor tam da bu noktada pazara sunulan kentin “alt yapı” olanakları gündeme geliyor. Yaşanabilirlik, kültür,sağlık,eğitim,sanat, siyasal yaşam gibi alt yapısı güçlü kentler küresel ekonominin aktörü olabiliyorlar. Hal böyle olunca da “marka” kent olabilmenin yolu küresel kent olmaktan geçiyor
Bu bakımdan Başkan Budak’ın “hali hazır durum, planlı bir dönüşümle kalite artışı ve çeşitlendirme politikasıyla değişecektir ya da mevcut yapı hem sektöre hem kentlere ve bütün ekonomik yapıya zarar vererek değişecektir. Bu konuda bugüne kadar konuştuğumuz politikalardan farklı, objektif, ilkeli bir politikaya ihtiyaç vardır.'' Vurgusunu, zamanlaması doğru bir uyarı olarak dikkatle ele almak gerekir.
Yoksa son pişmanlık fayda etmeyecek.
SABAH AKDENİZ’DEN ALINMIŞTIR